İstanbul Şarkısı

Yazar : Çelik Gülersoy
Yayın Tarihi : Haziran, 1987
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 183
Ölçü : 30 x 22,5 cm
Yayınevi : İstanbul Kitaplığı Yayınları

Şarkı mı kaldı İstanbul'da, bunca kalabalık, reklam karmaşası ve trafik gürültüsü arasında diyecektir, kitabın adını duyan, birçok İstanbul hemşehrisi. Bu tepki, bir ölçüde, tabii doğru olur. Uzun tarihinin içerisinde 20-30 yıl gibi kısacak bir zaman parçasında on misli birden kalabalıklaşan, eski konutları, çerçeveleri, kırılıp bozulan, papatyalık birçok kırları çimentolaşan bir diyarın, büyük ölçüde, rengi solar, sesi kısılır ve kendi havası duyulmaz olur. Resmi kalmaz ki, müziği olsun. Ama sağlam ve büyük boyutlu varlıklar, hemen ölmezler ve bütünüyle, kolay değişmezler. Kökleri derin çınarın, dallan yer-yer kırılsa da, zaman zaman kurusa da, koca gövdesi hemencecik çürümez. Her ilkbaharda, o taş gibi vücuduna, mucize halinde, gizlice bir su yürür, gökten inen sularla yıkanır... ağaç; her bir ucunda ipek yeşili filizler açar, kandil-kandil, tüylü kozalaklar sarkar ve her dalında, çeşitli kuşlar öter. Bunların hepsi, yani bu tirşe rengi sürgünler, bu yapraklar, bu ponponlar, ve bu kuşlar, eskiyen, kocayan, çınarın topluca şarkısıdır. Onu, anlamaya göz ve duymaya kulak gerektir, sadece. Koca İstanbul da öyledir. Hoyrat yeni çocukları, her gün bir yerini bozsa da bir başka köşesi, kendi eski türküsünü, hafiften-hafiften okuyor hala. Dinlerseniz, duyarsınız. İlgisizlik, bilgisizlikle, bir saatin içinde tutuşup, içindeki gümüşleri ipekleri sedefleri yitiren şu Çırağan Sarayına bakın: Ondan daha yıkık, daha gamlı, daha ''yalnız", kaç yapı var? Laleli'de, Koca Vezir Ragıp Paşa Kitaplığı. Birer çehiz sandığına benzer, ard-arda, kesme taştan, o minyatür yapıları. İçi de çehiz sandığı gibi altın işli yazmalarla dolu Gümbürtülü trafiğin, basma kalıp, düz suratlı, sıra-sıra binaların, sıkışıp, arasında kalmış. Bize derdini anlatır. Bu da yine bir şarkıdır. İnce bir sazın sesi Ama gam, ama hüzün, ama hasret, ama sitem, sitem dolu Bu bir müzik Müziğin sının yoktur. Her şehrin de, bir anlatacağı olur.
******