İstanbul Life - Sayı 61

Yayın Tarihi : Haziran, 2001
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 99
Ölçü : 22,5 x 29,5 cm
Yayınevi : Doğan Burda Rizzoli

İMPARATOR MEZARININ YÜZLERCE YILLIK BEKÇİSİ - ZEYREK (Sayfa 64) İbrahim Altuğ, Hakkı Ezilmez Bizans İmparatorluğu'nun o karışık dönemlerinden biri daha yaşanmaktaydı. İoannes (Yohannes) Komnenos babasının ölümünün hemen peşinden gelen taht kavgaları arasında, annesi ve ablasına karşı tavır almış, hakkı olan saltanata 26 yaşındayken kavuşmuştu. Babası iyi bir politikacı ve iyi bir askerdi aslında, sayısız seferlere çıkmıştı. Doğuda Selçuklu devleti ve beyliklerle savaşırken Balkan yarımadasında sayısız isyanlara müdahale etmişti. Peçenek tehlikesini diplomatça ve Norman tehlikesini askeri güçlerle önlemişken, 1091 yılında İzmir Emiri Çaka Bey kuvvetleri başkenti kuşatmışlar ve aylarca süren bir korku İstanbul'u sarmıştı. Kuşatmanın kalkmasının birkaç ay sonrasında, savaşlardan bunalmış ve fakirleşmiş bir başkentte doğmuştu yeni imparator. 1096 yılında (babasının Roma'dan talep ettiği yardım sonucunda) ardı arkasına gelen Haçlı birlikleri başkentten korku salarak geçerken 4 yaşındaydı. Babası Balkanlarda düzeni sağlamak amacıyla kendisini bir Macar prensesi ile evlendirdiğinde ise 18 yaşına yeni basmıştı. Karısı ile kendi isteği dışında evlenmesine karşın, ona büyük bir aşkla bağlanmıştı. Tahta çıktığının hemen ertesinde Sırbistan ve Macaristan seferine çıkmak zorunda kalmış, doğuda sırasıyla Denizli, Çankırı, Kastamonu, Adana ve Antakya seferlerinde başarılar kazanmıştı. İtalya'da Normanlar'ın güçlenmesine karşı Alman imparatoru ve İtalyan Piza kent devletiyle anlaşmalar sağlamıştı. Kilisenin desteğini de almıştı İoannes (Yohannes) Komnenos. Ancak Bizans'ın başkentinde karışıklıklar hiç azalmıyordu. Ordu batıya yürüdüğünde doğuda tehlike artıyor, doğuya yöneldiğinde ise batı çalkalanıyor ve bunun yükünü de özellikle başkent halkı çekiyordu. Orduya aktarılacak kaynak genellikle vergilerle sağlanmaktaydı, savaş ganimetleri bunları karşılayamıyordu çünkü. Halk arasındaki hoşnutsuzluğu gidermenin en kısa yolu dini kullanmaktı ona göre. Şehre her sefer dönüşünde görkemli törenler düzenleniyor ve kiliseye yeni destekler sağlıyordu. Hıristiyan dininin en büyük koruyucusu olduğunu ilan etmiş...
******