İstanbul Defterdarları Defter Tutan 69 Gençten Seçmeler

İsbn : 9752810454
Yayın Tarihi : 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 272
Ölçü : 0 x 0 cm
Yayınevi : Hafriyat Yayınları

Vapurda, otobüste, iş toplantısında, arkadaş toplantılarında, sevgili yanında yalnız kalmak istendiğinde insanın imdadına yetişen kitap değildir aslında; defterdir. Defter sevgisi çocuklukta başlamak zorunda da değildir üstelik. Belki de en güzel hediyedir, hissederek alınmış bir defter. Yeni defterini eline aldığın vakit iki ciğerinin arasını kaşındıran bir mutluluk yaşar insan; yeni bir defter... Kimbilir neler anlatacak hayat bu defterle bize. Yine kendimizden uzaklaşıp, bu defterin elimize geçtiği vakitten bitinceye kadarki dönemde kendimizle yüzleştirecek bizi... Belki de uzay aracı denen şeydir bu defter. Tam da yanı başımızda, ellerimizin arasında. Hatta mesela elleriniz olmadan da ayağınızla yazabilirsiniz; ağzınızla yazabilirsiniz, çizebilirsiniz, yapıştırabilirsiniz. Bir deftere 'kötü denilenlerden' de olsa bir şeyler çiziktirdiğinizde yine bir anlam taşır; sizi reddetmez. Söz uçar, defter isterse uça da bilir. Kimi zaman o defter kâğıdıyla uçak yapıp üzerindekileri uçura da bilirsiniz. Siz bilirsiniz... İster defter tutun, istemezseniz sizin yerinize defter tutacak birileri mutlaka vardır. Tarih tekerrürden ibaretse, defter bitse, dağlar taşlar defter olur, yağmur mürekkep olur; çiçekler desen; defter hep olur. Hep de olacaktır. Mesela kutsal kitaplar da büyük bir defterden bahseder, her şeyin yazılı olduğu. Defter bir âlemdir, defterdarlar başka âlem. Defter tutmak insanlar arasında eşitliği sağlar. İsterseniz bakkal borçlarınızı yazın; ona bakacak gözler, gönüller önemlidir. Siz yazın çizin de, o, elbet onu anlayıp sahibi tarafından bilindiğinden daha güzel manalar görecek gözleri bir gün bulur. Üstelik dilencilik yapmayacak, hatta dilencinin önünde kâğıt olacak kadar da kendinden kopmuş bir varlıktır defter. O, sessizce işini görür, defterdarlar da sessiz sessiz sevgi, zaman zaman nefrete varan işbirliği içinde boşlukları doldururlar. Kitap okumadığı için değil, defter tutamadığı için vicdan azabı çeken insanların yazıp ettikleri, çizip döktükleri eserler var içeride. Sanat, sergiyle, satıp etmeyle çerçevelenemeyecek kadar kaçıp kovalandıkça değerlendirilen bir şey. Defterdarlar bütün bunları düşünmeden yaptı...
******