İradenin Davası

Yazar : Nurettin Topçu
Yayın Tarihi : Mart, 1968
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 77
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Hareket Yayınları

Hayatımızın sonuna kadar sürekli olarak yokluğa karşı koyan, varolmak iradesidir. Varolmak, esasında gözleri bağlı ve yönü belirsiz, kaynağı bilinmeyen isteğin itilmesinden başka bir şey değildir. Aynı zamanda varlığın tasdiki olan isteğin çevrildiği ideal gayeyi bir determinizmin çerçevesi içine almak imkânsız. Bilinmeyen kaynaktan sızarak bilinmeyen ideale doğru insanı sürükleyen bu varlık hareketini, kâinatın hayatında kısa bir an teşkil eden ömür içinde benimseyerek ona irade diyoruz. İnsan bu iradeden ibarettir. Bilgi onun aydınlığı, duygularsa onu ateşleyen kıvılcımlardır. İrade hızını, hamlelerini, acılarla ıstıraplardan alıyor. İlk Hristiyanlığın âleme yayılan hamlesi Neron'un zulmünden kuvvet aldığı gibi Kurtuluş Savaşımızı başaran milli irade Anadolu'da Yunan zulmü ile ateşlendi. Dünyamız her alanda iradenin şaheserleri ile doludur. İstanbul'un hâkim bir tepesine oturtulan Süleymaniye Camisi hem içinden hem de dıştan görünüşü ile Osmanlı İmparatorluğunun irade azametini yaşattığı gibi uyanık bir gençliğin masonlukla mücadelesi 'de yine büyük bir iradenin eseri olacaktır. Beethoven'in senfonileri kadar Mehmet Akif'in ruhlara çevrilen çağırışları da büyük irade hareketleridir. İnsan, iradesi ile değer kazanır. İrade, içimizden dışa çevrilen itici kuvvetlerle frenleyici kuvvetler arasında şuurlu bir denkleşmedir. Ondaki dengeyi sağlayan ferdin yaşadığı çeşitli duygularla ferde dışardan yüklenen emirler ve tazyiklerdir. Duygular itici kuvveti harekete geçirir, emirler ve tazyikler frenleyici kuvveti idare ederler. Bu iki zıt kuvvetin ortasında hareketlerimiz meydana gelmektedir. İnsanın kaderi, bu çarpışmanın sınırında gerçekleşiyor. Frenleyici kuvvetleri hareketlerimizi çemberleyen determinizm planı içinde yer alıyorlar. İnsan bu dairenin içinde kendini esir hissediyor. Istıraplarımızın kaynağı, içimizdeki ilk itilişlere karşı koyan bu yabancı kuvvetlerdir. Bizim olan kuvvetler ise, duygularımızın kaynağından fışkıran itici kuvvetlerdir. Duyguların kaynağı her ferde göre değişmektedir.
******