İnsanlar, Mekanlar, Yolculuklar

Yazar : Hilmi Yavuz
İsbn : 9755213252
Yayın Tarihi : Kasım, 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 135
Ölçü : 14 x 21 cm
Yayınevi : Boyut Kitapları

Attila İlhan'la hasbelkader, şairlik ve yazarlık dışında bir ortak kaderi daha paylaşıyoruz. O da, ben de çocukluk, hatta ilk gençlik yıllarımızı Anadolu'nun o kuş uçmaz kervan geçmez ilçelerinde geçirdik. Bir on yıllık zaman farkıyla elbet! Kaptanın (Biz 'Baylan'cılar Attila İlhan'a 'Kaptan' deriz) 1930'lu, benimse 1940'lı yıllarımız... (ikimizin de babası kaymakamdı: 'Şair Bedri İlhan Bey' Ilgın'da, Bahçe'de; 'Babam Şair Yahya Hikmet Bey' Çermik'te, Sütçüler'de, Orhangazi'de, Terme'de... ) Cumhuriyet idarecilerinin gerçekten de 'kendilerini' devletin üzerinde, devleti de halkın üzerinde bir hâkim-i mutlak' telakki ettiği yıllar... Attila İlhan'ın geçenlerde Cumhuriyet'te yayımlanan bir yazısının bana bunları düşündürttüğünü, beni duygulandırdığını söylemeliyim. 'Ben', diyordu Attila İlhan o yazısında, 'Ilgın bozkırına on bir yaşında bir 'memur çocuğu' olarak çıktığımda, yıllardan sanırım 1936 filandı; 30'lu, 40'lı, 50'li yılları -Anadolu'nun bu en karanlık ve kederli yıllarını- irili ufaklı ilçelerde, halkın içinde bulunduğu darlıkları ve yoklukları çekerek, yaşadım. Memurların -hele en uçtakilerin, hele cumhuriyetin ilk yıllarında- nasıl bir 'feda-yı nefsle' kendilerini işine adadığını kimse inkâr edemez. Edemez de, bu memurun kendisini 'devlet', 'devleti' de halkın üzerinde bir 'hâkim-i mutlak' telakki etmesine engel olmaz!' (Cumhuriyet, 15 Eylül 1997) Bir yandan 'feragat-i nefs' ile çalışmak, öte yandan kendini bir 'hâkim-i mutlak' olarak halkın üzerinde telakki etmek! Attila İlhan'ın tespiti doğrudur. Tek parti devri Cumhuriyet idarecilerinin problematiği budur gerçekten!.. İra Lapidus da söylemiyor muydu: 1950 yılına kadar rejim, 'oldukça iyi eğitim görmüş şehirli bürokratik ve askeri elitin ülkenin bütününü hâkimiyetleri altına aldığı' bir rejimdir. Ve Lapidus'a göre, bu rejim 'Osmanlı sisteminin devamı (altını ben çizdim HY) niteliğindedir. Ulema ve eşraf (ve ilave etmeli: 'tüccar!' HY) siyasal otoriteden dışlandılar ( ... ) Rejim Türk halkı adına kurulmuştu, fakat Türk halkından hemen hemen kopuktu.' Babam Yahya Hikmet Yavuz, oldukça erken bir yaşta, 1950 yılında emekli olduğunda ben on dört yaşındaydım ve onun kaymakamlık yaptığı yıllara ilişkin hatıralarım vardı...
******Hilmi Yavuz

Oktay Aras Kitaplığındaki Hilmi Yavuz Kitapları (2)