İnsani Vatanperverlik

Yazar : Hilmi Ziya
Yayın Tarihi : 1933
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 266
Ölçü : 14,5 x 21 cm
Yayınevi : Remzi Kitaphanesi

1 - Bütün yollar Roma'ya çıkar: Birbirine hiç benzemeyen istikametlerden felsefe meselelerine nüfuz etmek mümkündür. Yeter ki bu istikametler, felsefenin bel kemiğini teşkil eden meselelere bizi götürebilecek kabiliyette olsun; yani haddi zatında bir muvasalat noktası değil, fakat bir hareket noktası teşkil etsin. Böylece o hareket noktası bizi daha mücerret ve daha umumi meselelere sevk etmek hususunda rehberlik edecek; yalnız bir girizgâh veya methal olarak kalmayarak ayni zamanda bir taharri usulü ve bir anahtar vazifesini görecektir. O derecede ki biz, sadece istikameti işaret etmek suretiyle bütün bir felsefenin "perspektif"ini evvelden çizmiş ve onun varabileceği noktalar hakkında Grosso modo bir fikir edinmiş oluruz. İşte bu küçük kitapla takdim ettiğim giriş " initiatioıı " fikirleri de böyle bir temayülü hazırlamak gayesini takip etmektedir. 2 - Zahiren müstakil gibi göründüğü halde, yekdiğerine deruni bir ufukla ile bağlı makaleler silsilesinden teşekkül eden bu kitap bundan evvelkilerde olduğu gibi hareket noktası olarak ahlak meselesini almıştır. Bunun böyle olmasında; birbirinden oldukça farklı iki amil gösterilebilir: Evvela merkezi sıkleti ilim veya "action" olan felsefeler vardır. Mesela Auguste Comte felsefesinin merkezi sıkletini ne derece ilim teşkil ediyorsa Nietzsche felsefesinin merkezi sıkletini de o kadar "action" teşkil etmektedir. Bunu tayin eden her ne kadar mizaçlar ve içtimai şartlar ise de bütün bunlar netice itibariyle muhtelif medeniyetlerde bu iki felsefi enmuzecin mevcut olmasına ve bir muharririn onlardan birine doğru temayül göstermesine mani değildir. İkinci nokta da şudur ki felsefi tefekkürün bütün kıymeti hayatımıza mana ve istikamet vermektir. W. James'in dediği gibi gayri ameli, lüzumsuz, sun'i ve tahkiki gayri kabil olan bütün tefekkürler "hakiki"nin ve binnetice "felsefi"nin tamamen zıttı olan beyhude fanteziler ve marazi muhayyele oyunlarıdır. Bu sebepten felsefe meselelerine girerken nazarı itibara alınacak en mühim nokta -şüphe yok ki - nazari ve amelinin münasebeti olmalıdır.
******