II. Mahmut'tan Holdinglere Türk Basın Tarihi

Yazar : Hıfzı Topuz
İsbn : 9751409462
Yayın Tarihi : Kasım, 2003
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 464
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Remzi Kitabevi

Türk Basın Tarihi'ni ilk kez 1973'te yazmıştım. O zamandan bu yana çok şeyler değişti. O yıllarda ne iletişim sözcüğü vardı, ne de medya. Bilgisayar ve internet daha gazetelere girmemişti, haberler ne faksla iletiliyordu ne de e-postayla, videoyu dahi henüz keşfetmemiştik, insanlar televizyon ekranının tutsağı olmamıştı, basın güvenirliğini ve inandırıcılığını bu ölçüde yitirmemişti, gazetecilerin saygınlığı vardı, olaylar bu ölçüde saptırılmıyordu. En yüksek gazete tirajı 600 bindi, fikir gazetelerinin 100-150 bin bastığı yıllardaydık. İkitelli'nin adı bile yoktu, belki de oralarda koyun ve sığır sürüleri dolaşıyordu. Türkiye'de televizyon sayısı henüz 100 bin bile değildi. Gazeteler reklam gelirlerini TV'ye henüz kaptırmamışlardı. Ya gazeteciler? Demokrat Parti döneminde gazeteciler onurlu bir savaşım vermiş ve hemen hemen hepsi cezaevlerine girip çıkmıştı, ama kimse işkence görmemiş, öldürülmemişti. Her şey 12 Mart (1971) ile başladı. İşkenceciler, kontrgerilla merkezlerinde eğitim gördüler. Baskı örgütünün başında tek isim vardı: General Faik Türün. Önce dört gazete kapatıldı, sonra devrimci dergiler; daha sonra da profesörler, gazeteciler, sendika yöneticileri ve TİP üyeleri gözaltına alındı. Ardından 61 Anayasası değiştirildi, birbirinden güçsüz ve yeteneksiz başbakanlar ülkeyi yönettiler. Bedrettin Cömert, Abdi İpekçi, Doğan Öz, Ümit Doğanay, İsmail Gerçeköz ve Ümit Kaftancıoğlu kurşunlanarak öldürüldü. Sonraki yıllarda da Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Turan Dursun, Musa Anter, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı... Server Tanilli ölümden kıl payı kurtularak sakat kaldı. Tetikçiler zaman zaman belli oldu ama ya tetiği çektirenler? Başına bela gelmeyen gazeteci, yazar, sanatçı ve sendikacı kalmadı. 1982 Anayasası düşünce özgürlüğünü yok etti, Basın Yasası değiştirildi, Olağanüstü Hal Kanunu ile yöneticilere her türlü baskı hakkı tanındı, Güneydoğu sıkı bir baskının uygulandığı savaş alanına döndü.
******