Hücre

Yazar : Refik Özdek
Yayın Tarihi : 1972
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 160
Ölçü : 12,5 x 20 cm
Yayınevi : Yağmur Yayınları

Yarın baskın yapacağız. Eylemimiz şenleniyor artık. Ünümüz yayılıyor. Patlayan her bomba bütün yurt yüzeyinde yankılanıyor. Yangınların kızıl alevleri bize bayrak oldu. İçimizdeki odların fışkırmasıdır o alevler. İki tabancamda on iki mermi var. Metin ve Hasan da ikişer tabanca alacaklar. Ayşegül'ün çantasına üç bomba yerleştirdik. Güpe gündüz yapacağız bu baskını. Bizi görecekler, bilecekler, ama ele geçiremeyecekler. Köpekler gibi havlayacaklar peşimizden. Bizim "Ke", bu kez öldürmek yok, demiş. Evrak dolabını uçuracağız ilkin. Masanın altına bir bomba koyup perdeleri tutuşturacağız. Yangın bombasını kendim kullanacağım, duvarları delik deşik edeceğim. Uçuracağımız dolaptaki belgelerin neler olduğunu bilmiyorum. "Ke" bunu söylemedi. Besbelli yok edilmesi gereken önemli belgeler. Belki önemli de değildir. Önemli olan bizim eyleme geçişimizdir. Devrimci güçlerin neler yapabileceğini göstermek, kurulduğunu yakında duyuracağımız Halk Kurtuluş Ordusu'na taraftar toplamaktır. Ya sekreter oradaysa? Olabilir. Ne zaman çalıştığı, ne zaman paydos ettiği belli olmaz o tahta suratlı herifin. Pazar günleri bile oturur orada. Daireler saat beşte boşanır. Bir dakika fazla kalmaz öteki memurlar. Baskın saat tam altıyı kırk sekiz geçe olacak. Ama o tahta suratlı herifin, o kara kolluklu, karanlık kafalı, kabak kafalı herifin, sekizlere, dokuzlara kadar çalıştığı olurmuş. Olsun! Onu sus-pus eder, bir köşeye tıkarız. Gerekirse çarparım namluyu kafasına. Ya direnirse! Hiç iyi olmaz. Uygulama gecikir, kaçmamız güçleşir, başarı yarım olur. Yarım başarı başarısızlıktır.
******