Harabelerin Çiçeği

Yazar : Reşat Nuri Güntekin
Yayın Tarihi : 1982
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 183
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : İnkılap ve Aka Kitabevleri

REŞAT Nuri Güntekin'in, eski Dahiliye Nazırı Şükrü Beyin çıkardığı "Zaman" gazetesinde neşrettiği bu romanın tatlı, garip bir hikâyesi vardır. Bizzat kendisi, bunu bize şöyle anlattı: "O zamanlar, bir gün, Galatasaray'da bir boyacıda ayakkabılarımı boyatıyordum. Boyacı, henüz on iki yaşlarında bir çocuktu. Eğilmiş, ayakkabılarımı fırçalıyor, başında kıvırcık sarı saçları, alnına dökülmüş, her hareketinde, sağa sola gidip geliyordu. Bu güzel başın güzel bir yüzü olması da lazımdı. Nitekim bu düşünce ile çocuğun başını kaldırmasını bekliyordum. Bir aralık birdenbire doğrulup bakınca, dehşetle titredim. Aman Yarabbi, o, ne korkunç bir yüzdü. Bir kaza neticesinde yanmış, delik deşik, Çirkin korkunç bir hal almıştı. O zaman, derin bir teessüf içinde ürperdim. Çocuk, tekrar başını eğip işine devam edince, bu çocuğun müreffeh bir aile çocuğu olabilmesini, Galatasaray Lisesi'nde okumasını, büyümesini, delikanlı çağına gelmesini düşündüm. Sevilecek bir duyguya malik olduktan sonra, böyle bir gencin kadınlardan nasıl kaçabileceğini tasavvur ettim... Evet, bu benim muvaffak olacağım bir romanın mevzuu olabilirdi. Her saniye düşündükçe, cahil, düşük bir muhit çocuğu olan boyacıyı münevver, hisli bir delikanlı haline getiriyor, bin bir vaka, his ve hareket ile yoğuruyordum. Boyacıdan ayrıldıktan sonra da, hep bu mevzu ile kafamı çalıştırdım. Pek mükemmel bir roman hazırlayabileceğimi düşündüm. Bir gün, sevdiğim arkadaşlardan Fahri'ye de bu mevzudan bahsettim. Dinledi, fakat derhal: - Aman dedi, sakın ha, Gangue isimli meşhur bir romanın kahramanı da aşağı yukarı bu senin kahramanına benzer. Yüzü, bir kaza neticesinde yanmış bir adamın hayatını anlatır. Ona göre davran! Romana, henüz başlamamıştım. Biraz üzüntü, biraz da merakla Gangue'yu okudum. Benzerlik vardı... Fakat benim mevzuumun çok dışında kalıyordu…
******