Hamit Görele Resim Sergisi 4-27 Nisan 1996

Yazar :
Yayın Tarihi : 1996
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 32
Ölçü : 23 x 29 cm
Yayınevi : Akbank
Bahsi Geçen : Hamit Görele

Orta Anadolu yaylasının mühim bir şehrinde resim öğretmeniyim. Böyle bir şehirde kitap ve fırça ne iyi arkadaştır. Kendime şöyle bir çalışma programı çizdim: Fecirle beraber uyanıyorum. Güneş doğuncaya kadar okuyor, güneş doğduktan ders saatine kadar da resim yapıyorum, fakat ders saatlerim bitip de yorulan dimağımı bir parça dinlendirmek ne güçtü. Müşkülpesent değilim. Memleketimin her şehrinde müze, resim sergisi, senfonik konser, tiyatro, hayvanat bahçesi aramıyorum. Anadolu'nun her köşesinde cennet bahçeleri de ummadım. Özlediğim biraz renkti; yeşil bir yamaç, iki ağaç, bir dere veya göl kenarı... İtiraf etmelisiniz ki bir resim öğretmeni ve bir ressam için bu kadar bir dilek en mütevazı bir arzunun hududunu aşmaz. Bir insanı hapsetmek, onun hürriyetini elinden almak olduğu kadar biraz da onu renkten mahrum etmek değil midir? HAMİT GÖRELE BİR AÇIKLAMA, 1967 Güzel Sanatlar Akademisi Sergi Kataloğu Bir zamanlar sergilerime gelen aydın dostlarım yadırgarlardı resimlerimi modem diye ve sorarlardı, "Bu güzelim tabiatı neden bu şekillere sokuyorsunuz, çirkinleştiriyorsunuz. Tabiatı olduğu gibi alsanız yapamaz mısınız?" Günler geçti". Dünyayı saran yeni inanışlar, yeni resim anlayışı yurdumuzun kapılarını da çalmaya ve aydınlarımızın görüş ve anlayış sınırlarını zorlamaya başlayınca bir duraksama oldu. Picasso gerçeği de ağır basınca kendilerinden kuşkulanmaya başladılar. Daha kötüsü modem resim namına işlenen cinayetlere de ses çıkaramaz oldular. Bugün resim seyircisi, sergilere daha olumlu bir açıdan bakıyor. Şimdi gelelim Picasso'nun o acayip dedikleri resimlerine. Oysa edebiyatımızda da doğaya hiç benzemeyen deyişler, benzetişler yok mudur? (Yay gibi kaşlar, ok gibi kirpikler).
******