Güneşle

Yazar : Nermi Uygur
İsbn : 9789753637144
Yayın Tarihi : Mart, 2007
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 367
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Yky

"Doğum yeri", "doğum yılı", "anasının adı", "babasının adı", "işyeri", "uğraşı" - biryandan soruyor, biryandan da pasaport belgemi dolduruyordu masanın arkasındaki görevli. Duraksamışım "uğraşı" deyince. Başını kaldırıp yeniden sordu: "Uğraşınız?" Ben de hep "denemeci" diyeyim mi diye düşünüyordum. Arkamda bekleyenler kımıldanır gibi oldu. Kestirmeden gidip işyerime uygun olan şeyi söyledim, her şey yoluna giriverdi. Şuna inanıyorum ki "denemeci" deseydim, ne yazacağını şaşıracaktı karşımdaki. Açıklayacak zaman da yoktu. "Döşemeci" deseydim, "işletmeci" deseydim, ne dersem diyeyim yadırgamayacaktı. Ama "denemeci" - o da ne öyle? Ayaküstü anlatmaya kalkışsaydım, belki de sonunda görevli istemeye istemeye "denemeci" sözcüğünü deftere işleyecek; ilerdeki karışıklıkları kendince önlemek amacıyla da, o sözcüğün yanına, ayraç içinde kendi yorumunu, artık "gazeteci" mi, "yazar" mı, "bilgin" mi, "filozof" mu, hangisi bilmiyorum, "denemeci" deyince neyi tasarlıyorsa onu ekleyecekti. Gerçekten de, çok kimsenin belirli bir anlam veremediği bir şey "deneme"; bu yüzden, çok kimsenin doğru dürüst bir işle niteleyemediği bir insandır" denemeci". Halk deneme okumaz, deneme sevmez demiyorum. Okumaz olur mu, sevmez olur mu hiç? Adam gibi bir dergi geçmesin eline, varsa ilkin denemeyi okumaya başlar. Gelgelelim, "neler okursun?" diye sorun, şiir, roman, ya da öykü çeşitlerini anar da, deneme sözünü etmez. Halk "deneme"yi, tek tek deneme yazılarını değil, deneme kavramında dile gelen şeyi edebiyattan saymaz çok kez; edebiyat verimlerini nedense türlere ayırarak belirtme alışkanlığında olan kimseler bile, edebiyat deyince denemeyi unutmuş görünürler çoğun; işte bundan, denemeciyle ne yapacaklarını, denemeciyi nereye koyacaklarım şaşırıp kalırlar. Güçlüğü gidermek üzere sık sık başvurulan edebiyat tarihlerinin, edebiyatla ilgili elkitaplarının de etkili bir yardım sağlamadığım söylemek zorundayız. Öyle ya, açın bunlardan rastgele birini, tek tek kişilerden, dönemlerden, çığırlardan uzunemeciliği de yok muydu? Denemeciliğine hiç değinilmeyen bu romancının baskın yönü değil mi denemeciliği? ...
******