Güneşin Sofrasında Söylenen Türküler

Yazar : Nazım Hikmet
Yayın Tarihi : 1979
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 167
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : Sanat Emeği Yayınları

Bir yerde daha değinmiştim: Özellikle gelişmiş kapitalist ülkelerde emperyalizm çağında burjuvazi edebiyat alanında gitgide gerilemekte, yaratıcı gücü azalmaktadır. Buna karşılık, geri kalmış/bıraktırılmış bazı ülkelerin ve sömürülen sınıfların edebiyatında fışkırmalar görülmektedir. Lorca, Neruda, Asturias, Ritsos, Amado bunun örnekleridir. Nazım Hikmet de onlardan biri, belki de en büyüğüdür. O da, onlar gibi, yalnızca ulusal değil, uluslararası bir değerdir. İçerik ve biçimde Türk şiirine olduğu kadar dünya şiirine de katkıda bulunmuştur. Bu katkının önemi gittikçe daha iyi anlaşılmakta ve eserleri yabancı dillere daha çok çevrilmektedir. Şimdiye değin çevrildiği dillerin sayısı elliyi aşmıştır. Nazım Hikmet'in şiiriyle tanışan yeryüzü halkları, onda kendi sınıfsal çıkarlarının savunulduğunu, acılarının, sevinçlerinin, öfkelerinin, özlemlerinin başarıyla belirtildiğini görüyorlar. Baskıya, sömürüye, eşitsizliğe karşı özgürlük, adalet, kardeşlik ülküsünün ustalıkla yüceltildiğine tanık oluyorlar. Faşizme, emperyalizme, savaşa karşı demokrasi, bağımsızlık, barış ve sosyalizm düşüncesinin gür ve güzel sesini duyuyorlar. Bundan ötürü, onun şiirini anlıyorlar, seviyorlar, beğeniyorlar. Gelgelelim Türkiye'ye onur kazandıran bu sonuca varmak hiç de kolay olmamıştır: Nazım Hikmet işçi sınıfının insanca yaşama haklarını elde etmeleri için sürekli yayımda ve eylemde bulunduğu için egemen çevrelerce ağır cezalara çarptırıldı. On beş yıl hapis yattı, haksız acılar çekti, sağlığını yitirdi. Öyleyken sızlanmadı, yiğitçe dayandı. Ancak, yazar Sabahattin Ali gibi öldürüleceğini duyunca, yurt dışına göçmek zorunda kaldı. Çok sevdiği yurdundan, halkından, eşinden, çocuğundan, arkadaşlarından uzun süre ayrı yaşadı. Fakat inancından, direncinden, örgütünden hiç bir zaman ayrılmadı. Türk şiirinde en köklü, en etkili devrimi Nazım Hikmet yapmıştır. Eski kalıpları, değerleri, beğenileri yıkıp aşmıştır. (Örneğin, ölçülü koşuğun yerine özgür koşuğu koymuştur). Üstelik gerçekleştirdiği devrim yalnızca biçimi değil, içeriği de kapsamıştır…
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Nazım Hikmet Ran Kitapları (142)