Gökyüzü

Yazar : Reşat Nuri Güntekin
Yayın Tarihi : 1982
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 240
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : İnkılap ve Aka Kitabevleri

Bir akşamüstü sütkardeşim Raşit çocuğun Fatih Çarşambasındaki evine uğramıştım. Raşit çocuk dediğime bakıp da onu sahici çocuk zannetmemeli. Bu, ona ailece takılmış bir addır. Kendisi tam altmış yaşındadır. Sütkardeşim oluşuna göre aşağı yukarı benim yaşım. Raşit çocuk Denizyolları vapurlarından birinde kaptandı. Son günlerde tekaüt olduğunu haber almıştım. Tekaütlük, hayatta düğünler, doğumlar, ölümler cinsinden ehemmiyetli bir gündür. Tekaüt olanı da, sünnet olanlar, evlenenler yahut bir kimsesi ölenler gibi mutlaka bir kere yoklayarak gönlünü almak lazımdır. Yalnız insan onlara, "gözün aydın" mı, yoksa "geçmiş olsun" mu diyeceğini pek kestiremiyor. Ben, Raşit çocuğa bu manaların ikisine de de gelecek bir tavırla "inşallah hakkında hayırlı olmuştur Raşit çocuk" dedim. Sütkardeşim, görünüşte pek memnundu. Kutu gibi dört odalı bir evi, otuz dört lira tekaüt aylığı, bundan başka bankada da iki bin lira kadar nakit parası vardı. - Bereket versin son zamanlarda üzerimden çocuk gailesi de kalktı, diyordu. Oğlan, benim gemide çarkçı... Biz, şimdi yenge ile bir Köroğlu, bir Ayvaz... Yengeyi bilirsin... Eline bir lira ver, pazara gönder, sana bir haftalık masraf düzsün... Otuz dört lira tekaüt aylığı bizim canımızı alır... Artık sayenizde çubuğumu yakıp yan geleceğim. Kırk sene bu... Dile kolay... Denize bu kadar zaman gemiler dayanmıyor, değil ki vücut... Raşit çocuk, hakikaten kırk senedir denizde yaşıyordu. Altı sene askerliğini Çanakkale'de, Hıfzırahman zırhlısında geçirmişti. Bu altı sene içinde makine yağlamak, direğe çıkmak, halat ipi atmak, dalgalı havalarda sallanmadan güvertede dolaşmaktan başka bir zanaat elde edemediği için tezkeresini aldıktan sonra da Hacı Davut vapurlarından birine girmiş, derece derece ilerleyerek kaptanlığa kadar çıkmıştı. Son senelerde Karadeniz'e' işleyen küçük bir vapurda çalışıyordu. Raşit çocuk, beni görünce pek sevinmişti…
******