Galatasarayı Mekteb-i Sultani'sinde Sekiz Yılım

Yazar : Ahmed Yüksel Özemre
İsbn : 9756444355
Yayın Tarihi : Kasım, 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 340
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Kubbealtı Neşriyatı

Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre'nin Galatasarayı Lisesi 1946-1954 dönemi yaşantılarını anlatan bu kitaba bir sunuş yazmak benim için büyük bir gurur. Bu eser, görüşüme göre, sadece Galatasarayı yaşantısına değil, Beyoğlu'nun gizemli kültürüne, sanat izlerine, İstanbul ve bütün bir ülkenin kültür ve bilim tarihine de ışık tutan nitelikte. Ayrıca, bazı kavramlar iyi anlaşılırsa, genç nesle önemli öğütler de içeriyor bu kitap. Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre Galatasarayı'nın 1950'li yıllarda yetiştirdiği en parlak, kendini günlük yaşantıdan soyutlayarak ileriye yönelen ve gençlik yıllarında fizik ve matematik konularına adanmış bir öğrenim sürdüren, bu arada geniş kültürel akımlara da açık bir öğrenci idi. Ben de kendisinden pek çok şey öğrendim. Bu kitabı övmem, bu kitabın ağabeyim Prof. Dr. Yavuz Başar'a ithaf edilmesinden dolayı değil, benim de 1950-1958 dönemini yaşadığım Sultani'de olanların önemli bir kısmını aynı hislerle değerlendirdiğim içindir. Batı ülkelerinde öğretim üyeliği ve araştırmalarımı sürdürdüğüm otuz beş yılda arkamda hep, Özemre'nin de gerekli methiye ile bahsettiği: Dr. Y. Garti'nin, Monseigneur P. Dubois'nın, Prof. J. J. Robin'in, coğrafya hocamız Cihat Arcıl'ın veya Kohen hemşirelerden aldığım bazı kitapların ve onlardan edindiğim bilgi ve öğütlerin desteği vardı. Uluslararası araştırma zirvesine yaklaştıkça bana Galatasarayı'nda öğrendiğimiz geometri, fizik ve daha da önemlisi, R. Descartes ve H. Bergson gibi matematikçi-filozof1ar en etkin desteği verdiler. Galatasarayı gibi bir okula batıda da pek az rastlanır. Bütün bunları Ahmed Yüksel Özemre canlı ve etkili bir şekilde anlatıyor. Soyut düşünceli öğrencilik yıllarında Galatasarayı'nın bütün feyzi içine işlemiş yazarın. Galatasarayı, Beyoğlu, İstanbul ve Üsküdar çemberindeki kültürü yansıtan bu kitabın sayfaları, Marcel Proust'un "Madeleine" olayında olduğu gibi, saniyenin kesrinde okuyucuya renkli bir panorama sunuyor; bu panorama bana anında 55 yılı birden sergiledi... Erol Başar
******