Galatasaray Üniversitesi

Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 90
Ölçü : 15 x 21 cm
Yayınevi : Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi

18 yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun yaşadığı çöküşün önlenmesi amacıyla yenilik hareketlerine girişilmiştir. Öncelikle sadece askeri alanda yapılan yenilikler, 1839 Tanzimat ve 1856 Islahat Fermanları ile Batının siyasi, hukuki ve sosyal kurumları örnek alınarak yeniden yapılanma ile sürdürülmüştür. Bu noktada önemli eksik ise, değişimi sağlayacak reformları uygulayacak aydın kadroları yetiştirmekti. Oysa imparatorluğun geleneksel eğitim kurumları bu kadroları yetiştirmekten uzaktı. Kısa bir süre sonra Sadrazam Ali Paşa ve Hariciye Nazırı Fuat Paşa İstanbul'da bir lise kurulması için Fransa'dan yardım istemişler, aynı zamanda 1867 yılında yaptığı Paris gezisinden etkilenerek dönen Sultan Abdülaziz'in de desteğini almışlardır. Ve böylece 1868 yılında Batı kültürüne sahip aydınlar yetiştirmek amacıyla Fransız liselerinin muadili olacak Mekteb-i Sultani açılır. Okulun kuruluşundaki en önemli özelliği, laik bir eğitim ve öğretim kurumu olması, her dini cemaatin mensubu çocuğu çatısı altına almasıdır. Öğretim kadroları da değişik din ve kültürlerin mensuplarından oluşmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda çağdaş bir üniversitenin bulunmadığı bu dönemde bir devlet lisesi olarak kurulan Mekteb-i Sultani ülkenin yüksek düzeyde öğretim yapan tek kurumu olmuştur. İmparatorlukta Üniversite kurma çabaları başarısızlıkla sonuçlanınca dönemin Maarif Nazırı Safvet Paşa'nın emriyle Sultani bünyesinde bir üniversite kurulmuştur. Hukuk, edebiyat ve Turuk-u Muabir mekteplerinden oluşan Darülfünun-i Sultani 1874-1875 öğretim yılında faaliyete geçmiştir. Ancak 1881 yılından sonra Darülfünun-i Sultani hakkında bir belgeye rastlanmadığından kurumun faaliyetlerine son verdiği anlaşılmaktadır. Hukuk Mektebi: Davalara bakmak ve hukukun üstünlüğünü korumak için bilgili kişiler yetiştirmek amacıyla kurulan hukuk mektebinde Batı hukuk ve İslam hukuku dersleri bir arada okutulmuştur. Mekteb-i Hukuk hakkında Meydan Larousse Ansiklopedisinin 6. cildinin 48. sayfasında Hukuk Fakülteleri anlatılırken aynen şöyle denilmiştir…
******