Galatasaray Niçin En Büyük

Yazar : Oktay Aras
İsbn : 9786055144296
Yayın Tarihi : Mayıs, 2013
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 382
Ölçü : 16,5 x 24 cm
Yayınevi : Zinde Yayınevi

Kitabı indir: http://goo.gl/K3uMUi

"En büyük cimbom başka büyük yok!.."
Galatasaray'ın maçlarında duyulan bu sloganın acaba hiç içeriğini düşündünüz mü? Galatasaray niçin en büyük? Galatasaray için büyüklük kavramı nedir?
Galatasaray'ın büyüklüğü, dünyada benzeri olmayan 500 yılı askın tarihinin büyüklüğüdür.
Galatasaray'ın büyüklüğü, eğitim kurumları, vakıfları, spor kulübü, dernekleri, yurtiçi ve yurtdışındaki çok çeşitli kuruluşlarıyla bir kültür ve spor devinin, inanılmaz bir sosyal olayın büyüklüğüdür.
Galatasaray'ın büyüklüğü, yüzyıllarca Osmanlı; İmparatorluğu'na, daha sonra da Türkiye Cumhuriyeti'ne ve diğer yabancı ülkelere binlerce devlet adamı, sadrazam, vezir, kaptanıderya, cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, bilim adamı, sanatkâr, sporcu, üst düzey yönetici vb. insanlar yetiştirmenin büyüklüğüdür.
Galatasaray'ın büyüklüğü, iki gol ben attım, üç gol sen attın, bir maç ben yendim, iki maç sen yendin gibi sığ çekişmelerin değil, batıya açılan bir pencere olarak ülkesine her yeniliği getiren, bilimde, edebiyatta, sanatta, sporda öncülük yaparak modern Türkiye'nin kurulusunda büyük rol oynayan bir kurumun büyüklüğüdür.
Galatasaray'ın büyüklüğü, yeniliğe açık, aydın, ulusunu seven, laik, pozitif düşünceyi benimsemiş, insan haklarına saygılı, katılımcı, demokrat ve barışsever bir camianın büyüklüğüdür.
Galatasaray'ın büyüklüğü, ülkedeki her spor hareketinin öncülüğünü yapan, bilimsel ve kurumsal olarak spora her yeniliği getiren, yurt içinde ve yurt dışındaki başarılarıyla, Türkiye'de spor denince, dünyada ilk akla gelen bir Kulübün büyüklüğüdür…
Ünlü tarihçi Bernard Lewis, “Modern Türkiye’nin Dogusu” adlı eserinde, Galatasaray’ın büyüklügünü su cümlelerle anlatır:
“Galatasaray Lisesi’nin modern Türkiye’nin ortaya çıkışı üzerindeki etkisi muazzam oldu. Batı tarzı bir egitimden geçmis ve Batılı idare mekanizmasını isletmeye muktedir idareci ve diplomatlara duyulan ihtiyacın yarattıgı baskı artarken, Galatasaray mezunları Osmanlı 'mparatorlugu’nun ve sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin siyaset ve idaresinde hâkim bir rol üstlendiler. Sultani Lise’de hiç oyun bahçesi yoktu ama Modern Türkiye’nin zaferlerinin hiç de azımsanmayacak bir kısmı bu okulun sınıflarında kazanıldı.”
Aslında büyüklük kavramı göreceli bir kavramdır. Baskaları ile mukayese ederek büyüklük, küçüklük kavramlarını olusturabilirsiniz. Kurum olarak ülkemizde Galatasaray’la mukayese edilebilecek baska bir kurum oldugunu sanmıyorum.
Spor konusunda ise, Galatasaray’a en yakın rakip olarak Fenerbahçe gösterilmektedir. Onun için bu çalısmada bir bölüm de Galatasaray’ın ezeli rakibi Fenerbahçe’ye ayrılmıstır. ;ki kurum arasındaki farkları görmeniz için, Fenerbahçe, onun hakkında yazılmıs kitaplardan alınan notlarla huzurunuza çıkarılmıstır. Aslında bu iki kurumun çok farklı olduklarının iyi bilinmesine ragmen, zaman zaman bazı gerçeklerin de hatırlanması ve tekrarlanması gerekmektedir.
Son bölümde Galatasaray Fenerbahçe rekabetinin bugünkü yapısının sporda siddeti körükledigi, bu siddetin içinde olmanın ise Galatasaray kimligi ile örtüsmedigi gerçegi dile getirilmektedir. Galatasaray’ın asırlar boyunca kazandıgı saygın kisiligin, ben Galatasaraylıyım diyen herkes tarafından kabullenilmesi ve Galatasaray etiginin olmazsa olmaz bir kural olarak kabul edilmesi geregi vurgulanmaktadır...
******