Franz Liszt ve M. R. Gazimihal'in Bir Araştırması "Liszt'in İstanbul Konserleri"

Yazar : Prof. Koral Çalgan
İsbn : 9757436038
Yayın Tarihi : 1991
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 103
Ölçü : 16 x 23,5 cm
Yayınevi : Müzik Ansiklopedisi Yayınları
Bahsi Geçen : Mahmut Ragıp Gazimihal

Franz Liszt (1811-1886) hakkında detaylı hazırlanmış bir biyografiyi elinize alıp dizin kısmına baktığınızda çoğunlukla "Abdul-Medjid Khan' şeklinde bir referansa rastlarsınız. Bunun sebebi Liszt'in 1847 senesinde Osmanlı başkentinde yaklaşık beş hafta geçirerek Sultan Abdülmecid'in huzurunda resitaller vermesi ve karşılığında yine Avrupa kaynaklarında "Nichan İftikhar' olarak belirtilen Osmanlı iftihar madalyası ile ödüllendirilmesidir. Liszt'in İstanbul'da verdiği resitaller, zamanının Avrupa müzik basınında da hayli yankı bulmuştu. İngiliz müzik dergisi The Musical World, 17 Temmuz 1847 tarihli "Liszt at Constantinople' başlıklı yazısında bu konuda en abartılı ve nükteli yer veren kaynaklar arasındadır: "Liszt buraya 8 Haziran günü Galatz'dan gemi ile vardı. Yaklaşmakta olan ziyaretinden haberdar edilen Sultan, İstanbul toprağına ayağını basar basmaz, kendisinin derhal Çırağan Sarayı'na getirilmesi için gerekli emri vermişti. Emirleri harfiyen uygulandı. Gemiden inmek için tam adımını atmıştı ki kendisini Majesteleri'nin baş tercümanı M. Le Baron H. Resta'nın refakatinde Sultan'ın sarayına doğru yola çıkmış buldu. Liszt, Sultan tarafından büyük şeref ve iltifatla kabul edildi. Büyük bir kutlama hazırlanmıştı. Şüphesiz ona kendi müzik zevkini, sarayındaki müzisyenleri ve şarkıcıları gösterebilmek düşüncesi ile Sultan senfonili ve korolu bir konser verdirdi. Bu durumdan son derece etkilenen Liszt ensesi tutuluncaya kadar başını öne eğerek teşekkürünü belirtti. Aynı zamanda piyanist için daha da şerefli başka bir hazırlık yapılmaktaydı. Érard marka bir kuyruklu piyano hazırlanmıştı, senfoni ve koronun kükremeleri dindikten sonra Liszt'ten Majesteleri'ne parmak gücünü gösteren bazı örnekler vermesi istendi. Bu ani istek üzerine yüz ifadesi zerre kadar değişmeyen Liszt oturdu ve Türklerin bu büyük müziksever otokratının önünde muazzam kabiliyetini sergilemekten hiç korkmadı. Eminiz ki çaldıkları şu üç parçadan ibaretti, daha fazlası değil: Lucia idi. Lammermoor üzerine yazmış olduğu fanteziden andante, kendisinin düzenlediği William Tell uvertürü ve Norma. İlk parçadan sonra Sultan şehvetle 'nargile' dedi ve temsilin geri kalan kısmında çocuksu bir şekilde Etna yanardağı gibi duman çıkartarak nargilesini içti. Liszt Majesteleri'nin kendisini duman altında bırakacağını hissedince biraz endişelendi ve aşağı doğru inen hızlı kromatik bir pasajda diyez yerine bemol çaldı. Bu durumdan Sultan o kadar hoşnut oldu ki manalı bir şekilde tek gözünü kırptığı ve daha da heyecanla duman çıkartmaya devam ettiği görüldü…'
******