Fırtınalı Yıllar, Dışişleri Müsteşarlığı Anıları

Yazar : Kamuran Gürün
İsbn : 9753250282
Yayın Tarihi : Ağustor, 1995
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 474
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Milliyet Yayınları
Bahsi Geçen : Kaya İnal

Hatıratım, her ne kadar 3 ayrı cilt olarak yayınlandıysa da, bir bütün oluşturmaktadır. Böyle olunca da, her cildin başına bir önsöz koymak tabiatıyla manasız olacaktı. Bu sebeple 1.ci cildin başına kısa bir takdim yazısı eklemekle yetinmiştim. Bu 3.cü ve sonuncu cildin başına da, kitap baskıya girerken bir iki satır yazmaktan kendimi alamıyorum. Aslında bu yazdıklarım bir gerçek sonsöz olacak. Bilmiyorum, başka insanların da hayatlarında, muhitlerinden tamamen kopup, kendilerini tek başlarına bir boşlukta asılı kalmış hissettikleri anları olmuş mudur? Meslek hatıralarımı baskıya yolladığım an işte bu hissi yaşadım. Kimbilir belki de, hatıratımı da yazıp bitirince Dışişleri Bakanlığı ile artık bağlarımın tamamen koptuğu düşüncesi zihnimden geçmişti. Ama bu sadece bir anlık, göz açıp kapayana kadar gelip giden bir histi. Ömrünün 35 yılım hizmetine verdiği ve içinde geçirdiği bir müessese ile bağları tamamen koparmak hiç bir zaman mümkün olamayacağı gibi, hala günlerini o Bakanlıkta birlikte çalıştığı kendi yaşıtlarıyla geçirmeye devam eden ve Tanrının verdiği ömür bitene kadar da bunu sürdürebilmeyi temenni eden bir kişi için, Dışişleri Bakanlığı ile hayat yekdiğerine karışmış, birbirlerinden ayrılmaz bir bütündü. Evet dediğim gibi böyle bir his geldi geçti ve hayat eskisi gibi devam ediyor. İkinci cildin başında yazdığım şekilde, hatıratımı "Akıntıya Kürek" adıyla bastırmak istemiştim. Bu isim özellikle bu son cilt için biçilmiş kaftandı. Ama ayrı ciltlere ayrı isim konması zorunluğu buna imkan vermedi. Bu cildin isim babası, belki kendisi farkında bile değildir, Büyükelçi Baki İlkin'dir. Bir gün, bu cildin konusu olan dönemden bahsederken, "fırtınalı yıllar" deyimini kullanmıştı. Baki, benim Genel Sekreter olduğum dönemde Bakan İlter Türkmen'in Özel Müşaviri idi. Değişik dönemlerde, dış görevlerde, hem benini, hem İlter'in yanında çalışmıştı. İkimize de aynı sadakat ve dürüstlükle bağlı ve ikimizin de cidden takdir ettiğimiz bir genç memurdu.
******