Fetih ve Fatih

Yazar : Muhittin Nalbantoğlu
Yayın Tarihi : 1992
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 160
Ölçü : 14 x 19,5 cm
Yayınevi : Tercüman

FATİH VE İSTANBUL'UN FETHİ ÜZERİNE Fatih Sultan Mehmed, babasının ölümünden sonra, tahta çıktığı zaman 19 yaşında idi. Alelade insanların geleceğe henüz bulanık gözlerle baktıkları, gençliğinin eşiği sayılan bu yaş, Fatih'te engin düşüncelerin mahsulü fütuhat ve icraatla dolu, olgun ve müstesna bir çağın ilk ve kuvvetli işareti değerini kazanmıştır. Tarihte daha küçük yaşlarda kendilerine imparatorluk tacı, hükümdarlık otoritesi tevcih edilenlere rastlanırsa da, bunlar, Fatih ile kıyaslanamayacak derecede sönük ve sözde örneklerden ibarettir. Bizzat Meryem'in himayesinde olduğu yolundaki batıl bir inançla, başka ellere geçmesi tasavvur dahi edilemeyen, şark Hıristiyan âleminin, efsaneler şehri İstanbul'u Fatih, 21 yaşının saf, duru heyecanı ve temsil ettiği büyük milletin kudreti, açık, realist esprisi sayesinde zaptederek, bin küsur yıllık Bizans'ı, o batıl itikatlarıyla birlikte, tarihe gömdü, İstanbul'un fethi olayı sayısız zaferlerle süslü Türk tarih tablosunun tam ortasına yerleştirilmiş ve ışığını Yüce Fatih'ten alan azametli bir yıldızdır. Asırlar boyunca çeşitli milletler tarafından özlenen, fakat onlar için sadece cazip erişilmesi muhal, bir serap vasfını koruması mukadder bulunan bu fetihdir ki, Türklere, dört İslam İmparatorluğunun en şaşaalısını, birçok Türk imparatorlukları arasında en kuvvetli ve uzun ömürlüsünü kurmak imkânını bağışlamıştır. Birbirinden ayrı iki kıtada gelişen Osmanlı Devleti bu fetih ile hakiki imparatorluk çehresini almış ve yine bu fetih ile XVI. asır Türklüğü cihan siyasetinde nazım rol oynamak için kâfi adım atmıştır. İstanbul'un dünyanın merkezi olduğu telakkisi bilhassa o devirde fiilen gerçekleşmiştir. Ateşin zekâsı, çelik yay salabetinde iradesi ve zamanının yüksek kültürü içinde yoğrulmuş maneviyatı ile Yüce Fatih, İstanbul'u fethetmek mazhariyetine layık bir şahsiyetti. Şövalye ruhlu idi. İnsaniyetseler, hürriyetperverdi. Hakka, adalete riayetkâr, ahlak ve ilme hürmetkârdı. Millete sevgisi coşkun, zihniyeti pak, akidesi, temiz ve sağlamdı...
******