Felsefeye Giriş - 1

Yazar : Hilmi Ziya Ülken
İsbn : 9789944885119
Yayın Tarihi : Ekim, 2008
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 284
Ölçü : 15,5 x 23 cm
Yayınevi : T. İş Bankası Kültür Yayınları

İnsan kendisi, âlem ve âlemin ötesi hakkında düşünmeye başlayalı beri felsefe vardır. Bu düşüncenin varlık derecelerinden her birinde ayrı metot ve ölçülerle derinleşmesi, pratik ihtiyaçlarımıza kadar inmesi ilimleri doğurduğu için, felsefe ve ilimler birbirlerinin gelişmesine karşılıklı yardım etmişlerdir. Felsefe ilimlerin müşterek kaynağını teşkil ettiği için, ilimlerin gelişmesi de felsefi düşünceye daima yeni veriler getirmekten geri kalmamıştır. Böyle olduğu halde, yine de felsefe ve ilimler arasında çatışma, hele son yüzyıllarda, göze çarpmaktadır. Bu çatışma yalnız felsefeyle ilim arasında değil, akılla iman, âlemle âlemin ötesi, sonlu ile sonsuz, hâsılı mahiyetçe birbirine irca (indirgenmez) edilmez görünen bütün sahalar arasında vardır. İlim çoktan beri kendi sağlamlığını ve nesnelliğini, hükümlerine bütün insanların katılmalarında bulmakta, felsefeyi de çatışık görüşlere ulaştığı için boşuna bir zihin işleyişi saymakta idi. Hâlbuki felsefenin çatışan görüşleri, aslında, ilmin emeklediği devre ait verilerden doğmuş olduğu gibi, bugün de yine teknik sahadaki büyük başarıları ile gururlanan ilmin verilerine dayanmaktadır. Mesela unsurların birleşmesi ile mi bütüne varılmaktadır; yoksa bütün parçalar üstünde, onlara indirgenemez yeni bir şey midir? Âlemi umumi mekanizm ile mi açıklamalı, yoksa orada her şey gayelere göre mi düzenlenmiştir? Bu sorular felsefeyi olduğu kadar ve aynı ehemmiyetle ilimleri de meşgul etmektedir. Onlar karşısında yalnız psikoloji ve biyoloji değil, bizzat madde ilimleri de alakasız kalamıyorlar. Hele bugün, kat'ilik ve müspetlik bakımından bütün bilgilere örnek vazifesini görmek iddiasında olan fizikte cisimcikle dalganın, sürekli ile süreksizin, determinizm ile indeterminizmin ne kadar iç içe girdiklerini, ilmin pratik sahasına nüfuz eden bitmez tükenmez münakaşalar doğurduklarını gördükten sonra, Descartes ilminin ideali olan mekanizm ve determinizm şeklindeki açık ve seçik görüşe katılmanın güçlüğü daha çok kendini belirtmektedir. İnsan zihni pratik sahanın biraz üstünde bu fikir çatışmaları ile karşılaşalı beri onu hal için büyük cehdler sarf etmiştir ve etmektedir.
******