Eleştiri Kuramları

Yazar : Carloni-Filloux
İsbn : 975726271x
Yayın Tarihi : 2000
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 128
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Multilingual
Bahsi Geçen : Tahsin Yücel

Yazın eleştirisinin bir tanımını vermek, onun benimsediği amaçları, kullandığı yöntemleri şimdiden belirtmek olur. Öyleyse yazın eleştirisi eski ya da yeni yapıt ve yazarları incelemek, onları aydınlatmak, açıklamak, değerlendirmektir demekle yetinelim şimdilik. Yapıtlarının özü, yargılarının doğruluğu ya da derinliği açısından inceleyebiliriz eleştirmenleri, çözümlemede, söyleşide, tartışmada, vb. gösterdikleri yetenek açısından da inceleyebiliriz. Bizim ilk amacımız bu değil. Biz eleştiriyi her şeyden önce kendine özgü yasaları bulunan bir yazın türü olarak, eleştiri yapıtlarını da açık ya da örtülü bir yöntem ortaya koydukları oranda incelemeye çalışacağız. Bunun da bu kitabın konusuna ve sınırlarına ilişkin birkaç sonucu olacaktır. 1. Eleştirmenleri incelerken, her şeyden önce onların kuramsal yazılarına başvurduk. Bununla birlikte, elden geldiğince, kuramı uygulamayla karşılaştırmaya çalıştık. Türün kendi içinde epeyce bulanık yanı var. En büyük eleştirmenler bile her zaman' sıyrılamamıştır bunlardan. Bunun sonucu olarak, en sağlam izlenimcinin ardında bir "inakçı" (dogmatique) gizlenir bazen, ya da kendi dizgesine tutkun bir eleştirmenin en güzel katkısı adı geçen dizgeye yançizmelerinden ileri gelir. Gene de sözünü ettiğimiz eleştirmenler yazın eleştirisinde yöntemin getirdiği genel sorunları gösteren birer örnek sayılmalı her şeyden önce. Boyutlarının darlığı yanında, bu özelliği de bu yapıtın birçok boşluklarını bağışlattıracaktır belki. Şu da var ki, herkesi anmaya kalkmak (hele yenilen söz konusu olunca), "hiçbir anlamı bulunmayan", basit bir katalog çıkarmaya yöneltirdi bizi. 2. Bize kalırsa, en önemli yöntem sorunlarından biri şu: bir yazın yapıtını aydınlatmak ve yargılamak için, eleştirmen, bir inak (dogma) ya da bir bilimde kendine nesnel temeller, nesnel ölçütler arayabilir mi, aramalı mıdır? Yoksa tam tersine, öznelliği içine kapanıp kalmaya boyun eğmeli ve eleştirinin gerçek hiçbir kesinliğe erişemeyeceğini kabul mü etmelidir? Bu ikilem aşılabilir mi? Kitabımızın kurgusunu bu sorulara verilmiş yanıtlar oluşturuyor.
******