Edebiyat Üzerine

Yazar : Suut Kemal Yetkin
Yayın Tarihi : 1952
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 83
Ölçü : 12 x 17 cm
Yayınevi : Yenilik Yayınları

BÜYÜK sanat eserleri yol göstermek, düzeltmek isteğinden değil, yaratmak ihtiyacından doğmuşlardır. Sanat adamı her insan gibi bir çevre içindedir. Orada olup bitenlerin onda derin yankılar uyandırmamasına imkân yoktur. Ama bütün bunlar şuur altında bir müddet bulunmadan hemen ve olduğu gibi sanat eseri olamazlar. Varlığın bu karanlık bölgesinde unutulmuş sanılan gerçekte ise bir ritim ve iklim halinde esrarlı bir surette yaşayan yankılar, bunalıyorlarmış gibi kurtulmak çarelerini ararlar. Rüya ve yaratış bu kurtuluşun iki yoludur. İnsan görerek, sanat adamı yaratarak bu iç baskıdan kurtulurlar. Mesut bir tesadüf, bazan tatlı bir bahar ışığı, bazan ağızda eriyen bir kurabiye, şairden şaire, romancıdan romancıya değişen tohumun şuura düşmesini hazırlar. Onup filizlenmesi, boyatması, gelişip serpilmesi artık hayal gücü ile çalışma yeteneğine kalmıştır. Tohum, yani eserin dinamik şeması, kılığa girmeğe başladıkça yaratıcısını da yeni davranışlar almağa zorlar. Çoğu romanın başka türlü başlanıp başka türlü bitmesi, arka plandaki varlıkların ön plana çıkması bunu gösterir. Balzac'ın roman müsveddelerinde, hele matbaa provalarında görülen üst üste değişiklikler, eklemeler de açık olarak bu gerçeği belirtiyor. Dış baskılarla değil de iç gereklerle yaratılmış olan öz eserleri, bizde hissetmediğimiz, ama edebileceğimiz şeyleri uyandırmalarından da anlarız. Bu bakımdan Schiller'in 1795'de Goethe'ye, 1796'da Körner'e yazdığı mektuplar son derece ehemmiyetlidirler. Halis şiirlerin, Goethe'nin deyişiyle birer vesile şiiri (Gelegenheltsgedicht) olduğunu, sanat eserlerinin açık bir konunun tasarlanmasından değil de, konuya olan ihtiyaçtan doğduğunu bu mektuplardan öğreniyoruz. Büyük Fransız romantiklerinin de bu psikolojik gerçeği destekleyecek, kendi tecrübelerini belirten yazıları çoktur…
******