Devlet ve Demokrasi

Yazar : Nurettin Topçu
Yayın Tarihi : 1969
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 74
Ölçü : 14 x 20 cm
Yayınevi : Hareket Yayınları

Devrimizin siyaset pazarında işbölümüne değer verilmiyor. İnsan cemiyetlerinin her sahada evrimini idare eden işbölümü esasının, asrımızın idare sistemi olan demokraside yeri yoktur. Her ferdin cemiyet düzeninde kendine ayrılan işi yapması medeni cemiyetimizin karakteristiği iken devlet idaresinde işler bölünmez. Siyaset işini herkes yapar. Her fert mebus, bakan olabilir. Bir veya birkaç devrede bu işi yaptıktan sonra yine evvelki mesleğine döner. Sonra başka talihliler devlet dümenini kullanırlar. Ve hepsini işbaşına getirecek olan da oy çoğunluğunu teşkil eden en aşağı tabakanın takdir ve iradesidir. Devlet mesleğinden başka hiçbir meslekte en az kültürlünün en aşağı değer tabakalarının hâkim olduğu görülmez. Orduyu nefer, müesseseyi kapıcı, fabrikayı amele, gemiyi taife yürütmez. Yalnız demokrasi idaresinde en aşağı değer, işlere hâkimdir. Bu rejimde, zalim hükümdarların zulmünden korunmak için çare olarak ehliyetsizlik prensibi kabul edilmiştir. Ancak olgun milletlerin demokrasi idarelerinde bazı üstün değerlerin, ilkin çetin mücadelelerle, işbaşına geldikleri görülüyor. Fakat onlar da kâh şuursuz oy çoğunluğunu satın almasını bilen, kâh ihtilaller yaptıran, o da olmazsa suikastlara söz geçirten gizli ve korkunç kuvvetlerin tehdidiyle mutlaka yıkılıyorlar. İdeal bir insanlığın devlet ahlakı davasını batırmak ve dünya devletlerini bir elden idare etmek için, vatandaşlık faziletini her memlekette adım adım takip eden Yahudi, mason şebekesi, böylelikle insanlığın kurtuluş ümitlerini de gömmek iddiasındadır. Türkiye'nin kurtuluşu, liberal ekonomi esasına dayanarak milletimizin tarihi ve geleneksel devlet anlayışını gömmeyi gaye edinen bir demokrasi rejimi ile değil, devrin umumi idare çerçevesine uygunluğu zorunlu görünen şekli ne olursa olsun, onun içinde otorite ve mesuliyet ruhunu yaşatabilecek devletin eliyle ancak başlayacaktır. Şu da muhakkak ki böyle bir devletin varlığına hayat verecek genç ruhlar, bir kültür ve inancın ocağında yetişebilirler. Devletin temeli kültür, kültürün kaynağı insanlık sevgisi ve ebedilik ihtirasıdır; ebedilik yolunda yürüyen ruhlara hürmettir. Monarşi gibi demokrasi de, bu hürmet esasını kaybettikten sonra zulüm ve tasallut oluyor.
******