Dervişler ve Sultanlar

Yazar : Reha Bilge
İsbn : 9755031332
Yayın Tarihi : Aralık, 2003
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 352
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Evrim Yayınevi

"Bak, gördün mü burada bir göz var. Kocaman." Falcı kadın, karşısında oturan adamın bütün dikkatini üzerine toplamaktan memnun, gözlerini kısarak, bakışlarını tekrar fincana odaklaştırdı. "Kısmetin açık. Ama bütün heveslerinin önünde bu göz engel. O gözü nasıl aşarsın bilmem. Ama dikkatli ol, çünkü bu yoğun bir göz. Nasıl desem bilemiyorum! Sanki tek bir göz değil de bir sürü göz senin üzerinde toplanmış gibi. Orta boyun biraz üstünde bir adam, teni buğday renkli. Yabancı mı desem, yakınlarında mı desem, belli değil." Durdu ve bekledi. Elini alnındaki belirsiz bir ter damlacığını silmek için kaldırdı. Şimdi bakışları karşılaşmıştı. Bir an birbirlerine baktılar. "Ama yalnız değil o. Sanki bir sürü gözü kendinde toplamış. Bak bu sözüme inan. Tek bir göz değil o. inanmıyorsun sen. AI da bak ve kendin gör. Onu sen de tanıyacaksın. Hem de çok yakında. AI bak hadi." Kadın fincanı kaldırıp çevirdi ve karşısındaki adamın yüzüne doğru uzattı. Adam gözlerini kısarak baktı ve gördü. Kahve, fincanın dibinde tortulaşmış ve yuvarlak, fincanın içini saran diğer kargacık burgacık şekillerden farklı yüksek bir öbek yapmıştı. İşin tuhafı, öbeğin tam ortasında, tepede, daha küçük bir başka öbek vardı ve bir an sanki o öbekle göz göze kaldılar. Adamın içi ürperdi. Bakışlarını, korkmuş ya da ürpermiş gibi kaçırdı. O an kırmızı ojeli tırnakları gördü. Falcı kadının fincanı tutan parmakları ince ve uzundu. Tırnakları, parıltılı bir kırmızıyla kaplıydı ve adamın bakışları onlara yönelmişti. Sonra ellerin ötesine, kadının lacivert spor giysisine ulaştı bakışlar. "Tek bir fermuar" diye düşündü. "Tek bir fermuar ve içinde, eminim ki hiçbir şey yok." "Bırakıyorum ben falı" "Neden?" Adam soruyu bakışlarını fermuardan ayırmadan sormuştu. "Evet. Tek bir fermuar ve içinde başka hiçbir şey yok." "Hissediyorum. Beni düşünüyorsun ve beni düşündüğün andan itibaren ben senin falına bakamam." "Hayır. Seni düşünmedim." "Bırak şimdi Düşündün ve ben hissediyorum bunu, fincana gerek yok artık. Biliyorsun kahve ve fincan sadece bir araçtırlar. Yani senle ben arasında bir araç Ötesi benim ruhumun senin ruhuna girmesi, nüfuz etmesi...
******