Cardonlar

Yazar : Cihat Burak
İsbn : 9750803329
Yayın Tarihi : Ekim, 2001
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 161
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Yky

Şairler, yazarlar arasında resim sanatına ilgi duyanların sayısı bir hali fazladır. 19. yüzyılın büyük romantiği Victor Hugo'nun o şaşırtıcı, 20. yüzyılın lekeci ressamlarını kıskandıracak lavis'lerini, benim gibi, şiirlerine yeğleyenler bile vardır. İngiliz şair William Blake'in, İsveçli oyun yazarı Strindberg'in yağlıboyaları, Antonin Artaud'nun öz-portreleri, sözcükler biter gibi olduğunda görsel imlere, imgelere sığınan Henri Michaux... İşte, yazarlar, şairler arasında ressam niteliğiyle de ortaya çıkan sanatçılardan ilk aklıma gelenler. Tabii, Baudelaire'in desenleri var, çağdaşlardan Günther Grass'ın illüstrasyonları; bizden Metin Eloğlu'nun, Oktay Rifat'ın, İlhan Berk'in resimleri. Peki, ressamlar arasından çıkan yazarlar, şairler? Doğrusu, Rönesans'ın büyük ustaları dışında, dişe dokunur pek birilerini bulamıyorum. Picasso'nun oyununu ve şiirlerini, Dali'nin sayıklamalarını, Hans Arp'ın dadacı şiirlerini, Picabia'nın özdeyişlerini unutuyor değilim. Van Gogh'un gerçek bir yazarın kaleminden çıkmış mektuplarını, Delacroix'nın bir sıfat bulamadığım günlüklerini de. Hatta bizden bir Fikret Mualla'nın sözcük oyunlarıyla dolu mektuplarına ve çizgiler kadar sözcüklerden de oluşan Albastı Karnelerini de. Ama bunlar ressamca, resimle ilgili yazılar. Abidin Dino'nun yazıları, öyküleri, oyunları bir ressamın değil, gerçek bir yazarın yapıtları. Bedri Rahmi ise, bir şair, ressam ya da ressam-şair. Birkaçını saydığım bu şair-yazar-ressamlardan biri olan Cihat Burak da, niçin, nasıl bir dürtüyle, çizmek için değil de, yazmak için kalemi eline almış olabilir? Onun resimlerini bilenler, öyküden korkmadığını, resimlerinde fantastik ya da gerçek (çoğu kez, ikisi bir arada, iç içe) kişileri, olayları resmettiğini bilirler. Açıkçası o, Paris'te soyut sanatın egemen olduğu yıllarda bile, konusu resimden başka bir şey olmayan soyut tablolara imza atan bir ressam değildi. Tüm resimlerinde bir öykü anlatıyordu. Bu, kimi kez fantastik bir öyküydü, kimi kez tarihsel bir öykü. Kimi kez, resmettiği kişilere (Brigitte Bardot, "Başkumandan" Süleyman Demirel, Nazım Hikmet, Eren Eyüboğlu, Aliye Berger...)
******