Çamlıca'dan Bakışlar

Yazar : Çelik Gülersoy
Yayın Tarihi : 1982
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 112
Ölçü : 23 x 31,5 cm
Yayınevi : TTOK

Çamlıca, İstanbul'a en yakın ve onu en yüksekten seyredebilen yer, anlaşılan hep bir ilginin ve sevginin merkezi olmuş. Bizans, bu dağı hükümdar bahçeleri ve av köşkleri ile süslediği gibi, yüzyıllar boyunca, Anadolu dağlarının birbirine zincirleme gönderdiği işaretler buluşu ile zaferleri, yenilgileri, kuşatmaları, ateşten harflerle, Başkentine buradan duyurmuş. Görkemli bir işlev, Çamlıca'ya verilen. Çamlıca'nın Osmanlı İstanbul'unun sosyal hayatına girmesi ise, 19. Yüzyılın başlarını bulmuştur. Orhan Gazi'nin Bizans'a varan ilk atlılarının buradan da, karşıki ölümsüz şehri seyrettiklerine hiç şüphe yoktur. Boğaziçi'ne bakarak söyledikleri "bir nehr-i aziz" benzetmesinin de buradan yapılmış olabileceğini kabul edebiliriz. Çünkü Boğaz en çok buradan, bir ırmağa benzer. Fakat fetihten sonraki yüzyıllarda nüfusu daima bir dengenin içerisinde kalmış olan ve tabiat güzelliği olarak, yakın çevresinde birçok kaynağa sahip olan Osmanlı İstanbulu, çevreyi seyir için uzun yıllar Çamlıca'ya kadar çıkmaya gerek görmemiş ve Kâğıthane'ye, Göksu'ya bakan tepelerle yetinmişti. Haliç'in ve Boğaziçi'nin birçok güzelliklerini bülbül gibi dile getirmiş olan Nedim'de, Çamlıca'ya ait bir parçanın bulunmaması, bu tepenin o zamanlar sosyal hayatın içerisine henüz girmemiş olmasındandır. Çamlıca'nın Osmanlı dönemi tarihi, II. Mahmud'la beraber başlıyor. Burayı çok seven Hünkâr, kız kardeşinin Çamlıca'daki Sarayında, dünyaya da veda etmişti. II. Mahmud'la ikbali başlayan ve Abdülhamid'in 33 yıllık döneminde devlet ricalinin Boğaziçi ve Adalar'dan sonra 3. yazlık yeri haline gelen Çamlıca'nın semt tarihini vermek değildir, bu kitabın konusu.
******