Çağdaş Yazın ve Kültür

Yazar : Nedim Gürsel
Yayın Tarihi : Eylül, 1978
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 261
Ölçü : 12,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Çağdaş Yayınları

1968 - 1978 yılları arasında yayımladığım eleştiri ve incelemelerden bir seçme yer alıyor bu kitapta. Okur önüne çok genç yaşta çıkmış, bu nedenle de kendini yazarak eğitmiş, bir bakıma yazın dünyasının gözetiminde gelişmiş bir yazarın tüm ürünlerini kitaplaştırmasından yana değilim. Yayımlamanın, kısa sürede başarı kazanmanın pek de güç olmadığı ülkemizde genç yazarı kendisiyle uzlaşmaya yöneltebilir böyle bir tutum. Her görüşünün, yazıya geçmiş her düşüncesinin önemli bir gerçeği dile getirdiğini sanabilir. Oysa nice sular akmıştır köprülerin altından; önemsediği, yalnızca kendisinin değil başkalarının da değer verdikleri yazıları yeni yaklaşım yöntemleriyle kuşatılmış, güvendiği dağlara kar yağmıştır. En sağlam bildiği kaleler bile sürekli değişen gerçekliğin saldırısıyla düşmek üzeredir. Bu durumda ya savunma araçlarını gözden geçirmeli, ya da yıkılanın yerine, yıkıntıyı kaldırmadan yenisini kurma savaşımına girişmelidir. Böylece, büyük ölçüde dış koşulların ürünü olan evrimini kendi öznel çabası ve eleştirel bakış açısıyla ortaya koymalıdır genç yazar. Ben her iki yönteme de başvurdum. Kitaba aldığım yazıların altına tarih düşerek, öne sürdüğüm görüşleri, savunduğum düşünceleri hem zamanla, hem de nesnel bilgiyle orantılamak istedim. Tek yanlı, sığ bir yaklaşımla yetinmeyerek, ele aldığım sorunları değişik açılardan irdelemeye, bazı görüşlerimi yeni edindiğim bilgilerin ışığında yeniden gözden geçirmeye çabaladım. Bu çabada bilimsel yöntemle yazınsal duyarlığı birleştirme kaygısının ağır bastığını özellikle belirtmeliyim. Yazmanın, daha doğrusu yayımlamanın yüceltildiği, neredeyse kutsandığı, ama yazınsal etkinliğin alabildiğine yozlaştırıldığı bir ortamda yaşıyoruz. Yazınsal iktidar yazarların değil yazanların elinde. Diyeceğim, yazınsal metnin özgül yapısını, kendi iç kurallarını işletebilen, yazma ediminin her şeyden önce dilsel bir etkinlik olduğunu, sözcüklerin dünyasından kaynaklandığını görebilenler değil de, '' Yaşadığını Yazmak'' adlı yazımda ''yaşantı düşkünleri'' olarak nitelediğim serüvenciler, anlatıcılıkla yazarlığı, anlatışla üslubu birbirine karıştıranlar çoğunlukta. Jean-Paul Sartre Edebiyat Nedir? adlı yapıtının bir yerinde şöyle der...
******