Çağdaş Ortamda Teknik

Yazar : Nermi Uygur
Yayın Tarihi : 1989
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 167
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Ara Yayıncılık

Birkaç on yıldan beri tuhaf bir sıkıntıdayım: Teknik öyle uğraştırıyor ki beni. "Teknik" diye bilinen, "teknik" denen, ne varsa, genellikle teknikten sayılmayan, ilk bakışta teknik ile alıp vereceği yok sayılan pek çok şeyi de katınca olanca basınçla gündemimde hepsi. Sıkıntının sıkıntılığı şurada: durup durup aklıma dolanıyor; düşünmemi dağıtıyor; tasarım, güven, umut, bekleme, bel bağlama gibi çeşit çeşit duygu ve eylem kımıldanışlarımı oradan oraya sürüklüyor. Tuhafın tuhaf yönü şu: çoğun farkında değilim bütün bunların; daha doğrusu, alıştım, gene de tam değil ama bir de, kimse yadırgamıyor bunu, kanımca herkes aynı durumda da ondan. Hepimiz tuhaf bir sıkıntıdayız teknikle: ortak bir sıkıntı. Belki bu yüzden hepimiz bu sıkıntıya sırtımızı çevirme eğilimindeyiz; sırtımıza çökeni, ola ki benden çok başkasının diye, bilinçle bilinça1tından, başkalarına aktarma eğilimindeyiz. Oysa ben, payıma düşen sıkıntıyı nicedir savsaklamaktan uzağım. Yüklendikçe yükleniyorum da; başka türlü yapamıyorum. İşte bu neden1e şimdi burada, teknik konusunda söylemeden edemeyeceğim bazı şeyleri dışa vurmaktan alamıyorum kendimi. Bölük-pörçük de olsa, uzanabildiğim yere uzanacağım. Yetkinliklere erişmeyi umma zamanı değil. Daha çok geciktiremem: durumum ortada, tekniğin durumu da öyle. Zaman kalmışsa, ilerde gene el atacağım. Başka türlüsünü düşünemiyorum. Benimle birlikte tekniğe ilişkin öyküm. Bu öykünün içindeyim ben, birlikte geliştik. Daha küçücükken yattığım yerden kapı tokmaklarının sarılarını seyreder, perdelere hayran hayran bakar, yatağın yorganın rahatlığından hoşlanır, gece taşlıkta kısık yanan idare lambasına bayılırdım. Köşede ceviz sandıklar, her açışta: içinden irili ufaklı şeyler taşan dolaplar; yemek yediğimiz yerdeki koca masa, çepeçevre iskemleler, sedirler; mutfakta bakır tencereler, kuyu kapağı genişliğinde tepsiler, kalaylı sahanlar, cam tabaklar, bardaklar, bulaşık tası, çamaşır kazanı, iki koca ma1tız; bahçe köşesindeki tulumbanın dik demiri, yatay kolu; yandaki sundurmada gidip gelip parlattığım upuzun eğer takımı;
******