Büyük Muztaripler Schopenhauer, Nietzsche, Tolstoy

Yazar : Suut Kemalettin
Yayın Tarihi : 1933
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 96
Ölçü : 13,5 x 20 cm
Yayınevi : Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi
Bahsi Geçen : Suut Kemal Yetkin

"Hayatta ne yapacağınızı bilmek ve hayatı" "hakiki mahiyetinde görmek için daima" "eliniz altında şaşmaz bir pusula bulun-" "durmak ister misiniz? Öyleyse bu âlemi" "bir çile diyarı, bir kefaret müstemlekesi" "olarak görmeye alışınız". A. Schopenhauer meş'um telakki edilen bir cuma günü 22 Şubat 1788 senesi Danzig'de, Şimal Denizinin yeis taşıyan sularına bakan loş bir odada gözlerini hayata açtı. Şehrin zengin ve münevver bir taciri olan babası faal, enerjik bir insandı. 'Seyahati sever ve her şeyde İngiliz âdetini muhafaza ederdi. Annesi zamanının ve muhitinin takdir ettiği edibelerdendi. Daha ilk yaşlarından itibaren ebeveyniyle beraber küçük Arthur Almanya'yı, Belçika'yı, İsviçre'yi, Fransa'yı, İngiltere'yi dolaştı. Dokuz yaşında bulunduğu sıralarda Havre'da iki sene kaldı; ana dilini unutacak kadar Fransızcayı öğrendi. Sonra Londra'da altı ay bir pansiyonda bulundu. Yabancı memleketlerde uzun zaman ikameti, mütenevvi sosyetelerle teması ona bir filozofa zaruri olan pratik tecrübeyi kazandırdı. Babası 1804 te öldü. Bu ölüm, o zamana kadar sevmediği ticarete çevrilmiş olan teşebbüslerinin cereyanını derhal değiştirdi. Ticaret için doğmadığını anlamıştı. Babasından kendisine kalan servet iradesine tam bir hürriyet temin etti. Senelerden beri aradığı muntazam bir teşebbüse nihayet kavuşuyordu. Evvela Ootha jimnazına gönderildi, sonra 1809 da Ooettingae ve Berlin Darülfünunu kurlarını takibe başladı. Bilhassa tarihe, tıbbi ve tabii ilimlere kendisini hasretti. Kant'ın talebelerinden Enisideme müellifi Schaize onda felsefe zevkıni uyandırdı. İlmi ve felsefi teşebbüsleriyle beraber flüt ve kitara, silah temrinleri en zevkli meşgalesini teşkil ediyordu. Schopenhaaer mükemmel surette bütün bilgileri temessül etti, fakat kitarayı bir türlü öğrenemedi, kısır cenit senelerinden sonra isyankâr enstrümanı odasının bir çivisine asmaya mecbur oldu.
******