Büyük İstanbul Tarihi Cilt 10

Yazar : Kolektif
Yayın Tarihi : 2015
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 401
Ölçü : 24,5 x 29,5 cm
Yayınevi : İstanbul Büyükşehir Bel. Kültür A.Ş.

* Hafızalardaki İstanbul
* İstanbul Kronolojisi
* İstanbul Bibliyografyası

İstanbul’un tabii, tarihî ve beşerî dokusu çok büyük bir hızla değişirken hakiki “İstanbullu”ların, dolayısıyla eski İstanbul hayatını, kültürünü, dilini bilenlerin sayısı da gün geçtikçe azalıyor. Evlerinde İstanbul âdetlerini yaşatan, İstanbul Türkçesini bütün incelikleriyle konuşabilen ve İstanbul’a has deyimleri kullanabilen, masalları anlatabilen birilerini bulmak artık neredeyse imkânsız. Ama Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren yaşanan değişmelere şahit olmuş, hatta bu değişmelerde rol almış değerli insanlardan hâlâ hayatta olanlar var. Onlarla konuşarak bildiklerini ve hatırladıklarını kayda geçirmenin çok önemli olduğuna, yani sözlü tarih çalışmalarına ağırlık vermek gerektiğine inanıyorum.
Bizde hatırat yazma alışkanlığı yaygın olmadığı için önemli bilgiler, tecrübeler ve hatıralar maalesef kayda geçirilemiyor. Bu bakımdan “nehir-söyleşi”ler ve bu bölümde okuyacağınız röportajlara benzer çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Öteden beri bu yolda kendi çapımda çalışmalar yapıyorum. Ancak bu, tek tek kişilerin altından kalkabilecekleri bir iş değildir; eksiksiz bir çalışma yapılabilmesi için üniversitelerin bu işe el atması ve ciddi bir kaynağın ayrılması gerekir.
Sınırlı bir “sözlü tarih” çalışmasının yer aldığı bu bölümde, kaybolan İstanbul’un hafızalarda kalan izlerini takip edeceksiniz. Maalesef, eski İstanbul’u çok iyi bildiğine inandığım bazı şahsiyetlerle yaptığım konuşmalardan bir netice alamadım. Bazıları bildiklerini anlatmakta, bazıları da bir hayli yaşlandıkları için hatırlamakta zorlandılar. Okuyacağınız metinler, hafızası yerinde olan ve anlatmayı seven büyüklerimizin hatıralarını, gözlem, izlenim ve yorumlarını ihtiva etmektedir.
Anlatmayı çok seven eski İstanbullulardan biri de merhum Mimar Turgut Cansever’di; kendisiyle sağlığında tam beş röportaj gerçekleştirmiştim. Bu röportajlardan birinde çocukluğunu, ilk gençliğini, Galatasaray Lisesi ve mimarlık bölümünde okuduğu Güzel Sanatlar Akademisi yıllarını anlatıyor, diğerlerinde de sanat felsefesinden, şehir anlayışından, İstanbul’un bir Türk-İslam şehri olarak teşekkülünden ve Tanzimat’tan sonra yaşadığı dramatik imar facialarından söz ediyordu. Bu iki röportajdan İstanbul’a ilişkin hatıralarım ve imar hareketlerini anlattığı bölümleri -soruları dışarıda bırakarak- iktibas ettim. Böyle bir kitapta, İstanbul üzerinde çok kafa yormuş, yazıp çizmiş, daha da önemlisi, imar faaliyetlerine bilfiil katılmış büyük bir şehirci ve mimarın yer almaması büyük bir eksiklik olurdu. Okuyacağınız metinle, bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum...

******