Büyük Aydınlanmacı Öğretmenim Hasan Ali Yücel

Yazar : Mehmet Başaran
İsbn : 9789944886475
Yayın Tarihi : Mayıs, 2009
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 211
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : T. İş Bankası Kültür Yayınları
Bahsi Geçen : Hasan Ali Yücel

Sınavlar sona ermiş, enstitüyü bitirmiştik. Hepimiz öğretmendik gayrı. Beş yıl önce ilk kazmayı vurduğumuz Kepir, suya, ışığa kavuşmuş, sebze meyve bahçeleri, arılığı, santrali, derslikleri, işlikleriyle koca bir eğitim kenti olmuştu. Toprağın her karışında, yapıların her tuğlasında, emeğimiz göz nurumuz vardı. Trakya'nın ortasında, yöreye ışık saçan bir yer... Kepir anamız... Ayrılık hüznü çökmüştü üstümüze, köylerimize gidecektik. Ön hazırlıklar yapılmıştı oralarda. Oğul verir gibi telaşlı günler yaşıyordu enstitü... Yöneticimiz İhsan Kalabay gülerek: "Öğretmen arkadaşlar! Lütfen dersliğe!" diye seslendi bize. Öğretmenler kurulu, Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'ne gidecekleri seçmişti de... "Güzel bir olanak" dedi. "Üç yıl daha okuyup, enstitülere öğretmen olacak gidenler. Yönetici, denetmen olacaklar. Keşke hepinizi gönderebilseydik, ama..." Adlar okundu. Seçilenler arasındaydım ben de. Sevinemedim pek, düşünüp kaldım. Savaş yılları (1943). Üç çocukla, canlarını terleyip duruyordu köyde anam babam. Ağabeyim, üç yıldır askerdi. Dört gözle öğretmen olmamı bekliyorlardı. Üç kuruş maaşım olur, işlerin bir ucundan da ben tutardım, yükleri hafiflerdi öğrenciliğim biteydi. Yaşlılıklarında, güngörmüş olurdu onlar da azıcık. Köye gittiğimde, yüzleri güldü. Şükür Rabbim'e, bugünleri de gördük. Öğretmen oldu oğlumuz... Sülman Ağa'nın oğlu Mehmet öğretmen oldu. Gücümüz yetse de bir kurbancık kesebilseydik, bir hayır yapabilseydik ne iyi olurdu ama... Eh şu üç kızancık da, eskisi kadar ezilmez gayrı... Kepir'e dönüp, "Efendim, ben yüksek bölüme gitmeyeceğim" diyesim geliyordu hallerine baktıkça. "Fena daldın," dedi babam, "susup kaldın, okulu bitiremedin mi yoksa?" "Şey," dedim, "bitirdim bitirmesine de, yüksek bölüme seçildim, üç yıl daha okuyacağım Ankara'da. Enstitü öğretmeni, müfettiş falan olunacak sonunda." Bozuldular, yüzleri sönüverdi. "Hasretlik yetmedi mi be kızancığım?" dedi anam...
******