Bütün Kitapları

Yazar : Ahmet Haşim
İsbn : 9753294662
Yayın Tarihi : 2004
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 323
Ölçü : 11,5 x 18 cm
Yayınevi : Oğlak Yayınları

Kariin bu kitapta okuyacağı "Bir günün sonunda arzu" isimli manzume ilk intişar ettiği zaman, manası bazılarınca lüzumundan fazla muğlak telakki edilmiş ve o münasebetle şiirde "mana" ve "vuzuh" hakkında hayli şeyler söylenmiş ve yazılmıştı. Bu dakikada bunların hiçbirini hatırlamıyoruz. Nasıl hatırlayabilelim ki söylenen ve yazılanların bir kısmı şerir ve tahkir ve bir kısmı da yevmi gazete hezeliyatı nev'inden şeylerdi. Düşünüş ayrılığından dolayı hakaret, öteden beri bizde kullanılan aşınmış bir silahtır ki, şerefsiz bir miras halinde, aynı cinsten kalem sahipleri arasında batından batına intikal eder. Onun için hiçbir edebi nesil, bu tarz münakaşaları tanımamış olmakla iftihar edemez. Hele, ilim ve edep sahalarında nekre ve maskara, gâh âlim, gâh münekkit, gâh sanatkâr kılığında merkebini serbestçe koşturabildiğinden beri, fikir alış verişinde artık insani adaba riayet edildiğini görmeyi ümit etmek çocukça bir saffet olur. Ne tekerleme ne de tahkir bir münakaşaya zemin olamayacağı için, biz bu satırlarda evvelce okuduklarımızı ve işittiklerimizi hatırlamaya lüzum görmeyerek, şiirde "mana" ve "vuzuh"un ne kıymette şeyler olduğu hakkında kendi telakki ve kanaatimizi söylemekle iktifa edeceğiz. Her şeyden evvel şunu itiraf edelim ki, şiirde manadan ne kastedildiğini bilmiyoruz. "Fikir" dedikleri bayağı mütalaalar yığını mı, hikâye mi, mazmun mu ve "vuzuh" bunların adi idrake göre anlaşılması mı demektir? Şiir için bunları elzem addedenler, şiiri, tarih, felsefe, nutuk ve belagat gibi bir sürü "söz" sanatlarıyla karıştıranlar ve onu asıl çehre ve alaiminde seçip tanımayanlardır. Şiirin bu mahiyette telakki olunuşu, resim, musiki ve heykeltıraş gibi sanatların, kendilerine has ve münhasır fırça, boya, nota ve kalem gibi, istimali güç bir hünere mütevakkıf vasıtalara malik bulunmalarına mukabil, şiirin bu gibi husus i vesaitten mahrum ve ifadesini konuşulan lisandan istiareye mecbur olmasındandır. Bundan dolayıdır ki, parmaklarının tutmasını bilmediği fırçaya ve gözlerinin okumasını bilmediği notaya karşı mütehaşi ve hürmetkâr olan naehiller, kendi kullandıkları kelimelerden vücuda gelmiş gibi gördükleri şiiri alelade "lisan" mahiyetinde telakki ederler…
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Ahmet Haşim Kitapları (38)