Bu Vatan Kimin?

Yazar : Orhan Şaik
Yayın Tarihi : Mart, 1997
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 140
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Anadolu Sanat Yayınları

Çocukluğum bir inanç ve şiir dünyasında geçmiştir. Evimizde daima elimizin altında bulunan kitaplardan biri Ahmediye öteki de Muhammediye adlı iki manzum eserdi. Bunlar hemen hemen her Müslüman evinde bulunan kitaplardandı. Eski kitaplardan üçüncüsü de Vesiletü'n-necat yani Mevlid-i Şerifti. Kuran-ı Kerim ise, ailece, hiç birimizin elinden düşmezdi. Kastamonu İdadisi'nde talebeliğim sırasında, Türkçe derslerini rahmetli babam, edebiyat derslerini İsmail Habib Sevük okutuyordu. Arapça derslerini okutan ve hocalarımızdan biri öldüğü zaman onun hakkında bir mersiye yazmış olan Abdülaziz Efendi, aynı zamanda bir şairdi. İdadi'nin Müdürü Mehmet Behçet Yazar da bir şairdi ve hatta Erganun adlı bir şiir kitabı da vardı. Edebiyat derslerimizde, İsmail Habib Bey hepimize ezberlememiz için ayrı ayrı şiirler verirdi ve biz de bunları ezberlerdik. İsmail Habib Bey'in bana Hatırla Beni Sahilli ve Oradaki Ayazma başlıklı ve seksen mısraa yaklaşan bir şiiri ezberlemem için verdiğini hatırlarım. Bu tarihlerde İsmail Habib Bey Kastamonu 'da çıkan Açıksöz gazetesinin başyazarı idi. Benim şiir yazmaya başlamam işte bu yıllara rastlar ve hemen hemen hepsi aruz ile yazılmış olan şiirlerim Açıksöz gazetesinde neşredilmiştir. Bu şiirlerin hemen hepsinde esen hava hamasi idi ve bunun sebebi de o günlerde Türk milletinin yaşadığı harpler içerisinde çalkanmakta olduğudur. Balkan Harbi'nden Birinci Cihan Harbi'nin arkasından İzmir'in Yunanlılar tarafından işgali, onun ardından başlayan İstiklal Savaşı. Bu yıllar, bütün milletin, çoluğu çocuğu, kadını erkeği ile bütün hudutları boyunca harp içinde yaşadığı yıllardır. Onun içindir ki o devirde yazmış olduğum şiirlerin bir çoğunda savaş ve vatan sevgisi havası esmektedir. Vatan sevgisi duygusunu içimde ilk uyandıran rahmetli babam olmuştur. Bir gün, ben daha beş yaşında bir çocuk iken, babam elimden tutmuş çarşıdan eve geliyorduk. O tarihte, Kastamonu'da, memlekette olanı biteni yazan ve Havadis adı ile satılan el kadar bir gazete çıkardı. Babam o günkü Havadis'i aldı, şöyle bir göz attı ve: "Yazık, Selanik de elden gitti. " dedi.
******