Boğazların Hukuki Rejimi ve Türk Boğazları

Yazar : M. Deniz Vank
İsbn : 9757100102
Yayın Tarihi : 1998
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 198
Ölçü : 16 x 24 cm
Yayınevi : US-A Yayıncılık

Denizlerdeki ekonomik potansiyelin, gelişen ve değişen teknolojilere paralel olarak giderek artmasının yanısıra uluslararası ilişkilerin tarihin hiçbir dönemi ile kıyaslanmayacak kadar geliştiği, ancak geliştikçe daha da karmaşık bir görünüm arzettiği günümüzde, denizler gibi boğazlar da, özellikle birer uluslararası su yolu niteliğini haiz olmaları nedeniyle, denizlere kıyısı olmayan devletler de dahil olmak üzere uluslararası toplumun ticari çıkarları açısından olduğu kadar stratejik olarak seyrüsefer serbestisi açısından da büyük önem taşımaktadır. Açık denizlerdeki seyrüsefer serbestisine ulaşabilmek için çoğu kez katedilmesi zorunlu birer suyolu olan boğazlardan geçişin, sahildar devlet ve/veya devletlerin güvenliğinin yanısıra özellikle uluslararası standartlar çerçevesinde tehlikeli yükler olarak belirlenen yanıcı, parlayıcı ve/veya patlayıcı maddeleri taşıyan dev tankerlerin geçişlerinin yaratabileceği tehlikeler ile uluslararası deniz taşımacılığından doğan ticari çıkarlar arasında tesis edilecek hassas dengeyi öngören bir hukuki rejime kavuşturulması gereği aşikar olduğu gibi gerek coğrafi ve jeopolitik konumları ve gerekse tabi oldukları hukuki rejimin tarihi önemi ve nitelikleri açısından "TÜRK BOĞAZLARI"nın, diğer uluslararası boğazlar arasında ayrı ve özel bir öneme sahip olduğunu ifade etmek de yanlış olmayacaktır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada, bir yandan "Boğazların Hukuki Rejimi"ni, bir diğer ifadeyle uluslararası boğazlardan geçiş esaslarını tarihsel gelişim süreci içinde aktarırken diğer yandan da, yine tarihsel gelişim süreci içinde, uluslararası ilişkiler ve hukuk doktrininde kısaca "TÜRK BOĞAZLARI" olarak bilinen Boğazlarımızın tabi oldukları hukuki rejimin irdelenmesinin yanısıra "TÜRK BOĞAZLARI"nın günümüzde tabi oldukları rejimi düzenleyen "Montreux Boğazlar Sözleşmesi" ile geçişlerde seyir güvenliğinin sağlanması ve dolayısıyla can, mal ve çevre emniyetinin korunmasına yönelik olarak son dönemde yürürlüğe konulan ulusal mevzuat ile istatistiki veriler çerçevesinde, uygulamaya yönelik bir değerlendirme yapılmasına da özen gösterilmiştir.
******