Bir Zümre, Bir Parti Türkiye'de Ordu

Yazar : Ahmet İnsel, Ali Bayramoğlu
İsbn : 9755160272
Yayın Tarihi : 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 384
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : Birikim Yayınları
Bahsi Geçen : Ahmet Faik İnsel

1815'te, Fransa kralı 18. Louis'nin bakanlarından biri, "devletin kaderi bundan böyle mali gücüne bağlıdır" diye yazıyordu. 20 yıl süren askeri zorunluklar, zaferler, başarılar ve yenilgiler dönemi üretim ve ticaret merkezli bir döneme yerini bırakıyordu. Yeni dönem, bir önceki askeri dönemden tiksinti hissiyatı üzerine kuruldu. Stendhal, daha 1811'de defterine, "şu madalyalı askerler, gürültücüler, terbiyesizler... Onları henüz gülünç ilan etmedik ama edeceğiz... " notunu düşüyordu. 1841'de yayımlanan kitabında, bir subay, Albay Durand, "bu toplum kılıcın hükümranlığını istemiyor" diye belirtiyordu. Söz konusu olan anti-militarizm değildi. Askeri olana ilkesel bir karşıtlık da söz konusu değildi. Kapitalizmin yeni bir safhaya girmesiyle, üretim mitosu güçleniyor ve buna bağlı olarak, askerin yerini giderek sanayici, bilgin ve bankacı alıyordu. Eski dönem, askeri mantık üzerinden ötekileştiriliyor; toplumsal bilinçte iki dönem arasındaki karşılaştırmalar, özellikle eski dönemin olumsuzlanması asker imgesi aracılığıyla yapılıyordu. Tepki asker kişinin simgelerine yönelikti. İtaat ve baskı kültürüyle, çiğ ekonomik ve siyasi görüşleriyle, entelektüel vasatlığıyla asker kişi, yeni dönemin kapitalist gereksinimlerinin karşıtı ve dünün temsilcisiydi. 19. yüzyılın sonunda Dreyfus olayı, hem "entelektüel" kategorisinin ortaya çıkmasına yol açarken, hem de asker zihniyetinin "çağın gerisinde" kalanla özdeşleştirilmesinde nihai adım oldu. Fransa, Avrupa'da militarizme karşı tepkinin erken örneklerinden birini sunarken, Prusya ise militarizmin klasik örneklerinden birini oluşturur. Subaylarının hemen hepsinin toprak beyi ailelerden geldiği, krala ve daha sonra imparatora şahsen bağlılık andı üzerine varlığını inşa eden bu aristokratik ordu, aynı zamanda kurucusu olduğu Alman Birliği'nin yönetici sınıfının bir parçasıdır. Ama Prusya militarizmi, silahlı bir güç aygıtı olmaktan öteye, aristokrasinin önderliğinde sanayi toplumu oluşturmanın ideolojisidir...
******Ali Bayramoğlu