Bir Döneme Işık Tutanlar - 19. Yüzyıl Osmanlı Saraylarında Aydınlatma Araçları Koleksiyonu

Yazar : Güller Karahüseyin
İsbn : 9789756226520
Yayın Tarihi : 2009
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 341
Ölçü : 23 x 29 cm
Yayınevi : TBMM Milli Saraylar Daire BAşkanlığı

"…Milli Saraylar Daire Başkanlığı'na bağlı saraylarda 3 bin civarında aydınlatma aracı var. Bunun yaklaşık bini Dolmabahçe Sarayı'nda. İki kadın görevli, atölyede kendilerine bağlı çalışan obje restorasyon ustasıyla birlikte aydınlatma araçlarından sorumlu. Sadece avizeler değil, her türlü aydınlatma gereçlerinin bakımı, temizliği ve korunması onlara emanet. Saraydaki her esere duyduğu hayranlığı heyecanla anlatan Aydınlatma araçlarından sorumlu Güller Karahüseyin, Sultan Abdülmecid döneminde 1856'da inşaatı bitirilen Dolmabahçe Sarayı'nda aydınlatma gereçlerinin ilk günkü gibi işlevlerini yerine getirdiğini söylüyor. Karahüseyin "Genelde tarihi eserler teşhir edilir, aydınlatma araçları unutulur. Oysa bunlar yaşayan objeler. Tarihi ışıkla süzüp geçirirler. O yıllarda aydınlatma araçları prestiji, gücü gösterdiği için seçimleri de öyle yapılıyor. Örneğin sarayda padişahın selamlık bölümünde devlet otoritesinin gücünü göstermek için avizelerin görkemi daha büyük tutulmuştur. Yine yabancı devlet adamlarının ağırlandığı salonda da büyük avizeler var" diyor. Dolmabahçe Sarayı'nda padişahın bayramlaşmada kullandığı 2 bin metrekareyi aşan 56 sütunlu 'Muayede Salonu'ndaki dev avizenin tarihi hakkında da bilgi veriyor Karahüseyin: "1852'de İngiltere'den sipariş edilmiş. 67 sandıkla 2 görevli tarafından İstanbul'a getirilmiş. 1853'de saraydaki yerine asılmış. Sarayın en büyük avizesi. 4,5 ton ağırlığında. 464 aydınlatma muma sahip. Bir eşi dahi yok." Muayede Salonu'ndaki 36 metre yükseklikte asılı 4.5 ton ağırlığındaki İngiliz meşeli avizenin temizlenme ve bakım çalışmaları tam 3 ay sürüyor. Saraydaki son durağımız ustaların çalıştığı 62 numaralı oda oluyor. Burası Harem Kabul Odası. Kırmızı Oda da deniyor. Buradaki avize 'Fransız Bacarrat' avizesi. Ustalardan İsmail Uzun tam 20 yıldır bu işle uğraşıyor. Avizenin kristallerine dokunurken, kristalin çıkardığı sesi hayranlıkla dinliyor...' Sabah Gazetesi
******