Beşik

Yazar : Yusuf Ziya Ortaç
Yayın Tarihi : 1948
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 111
Ölçü : 13,5 x 20 cm
Yayınevi : Çınaralyı Yayını

Garbın medeniyet döküntüleriyle dolu Beyoğlu caddesinde, zaman zaman bize bizi tanıtan bir mağaza, camekânına bir beşik koymuş. Acele adımlarla giderken durdum. Yolumu kesen, acaba hangi asırdı: On altıncı mı, on yedinci mi? Kuru tahtaya, bir Türk ustası bu altın yaprakları döktürmüş. Kansız renklerin, ihtiyar yaldızların asaleti içinde eski çağları sallayan bu beşik, şimdi bir hatıralar mezarıydı. Sinan, böyle bir beşikte sallanmıştır. Süleymaniye'yi kuran deha, ilk kavsi onun başlığında gördü, ilk sütunu onun üstünde seyretti. Nedim, böyle bir beşikte sallanmıştır. İstanbul'un ilk şairi, gözlerini dünyaya açtığı anda, yeşil bir duvağın baharı arkasından bu bin bir nakışlı sanat bahçesini gördü. Nigari, böyle bir beşikte sallanmıştır. Şimdi yabancı müzelerdeki minyatürlerini, ilk rüyalarında gördüğü bu altın yaprakların ilhamıyla işlemişti. Hafız Osman, böyle bir beşikte sallanmıştır. Lamelif'in iki şah damarına, Türk dehasının asil kanını mürekkep yerine akıtan bu hattat, o sanat vecdine, koynunda göz açtığı bu beşikte ermişti. Benakis müzesini süsleyen Türk çinilerinin adsız ustaları, Kremlin müzesini süsleyen Bursa kadifelerinin eşsiz dokucuları... Edirne kavukluklarını, Üsküdar çatmalarını, Beykoz işlerini, Eseri İstanbulları ören, yoğuran, oyan muhterem eller... Hepsi bu beşiklerde sallanmışlardı. Tarihin uzak ikliminden gelen ihtiyar adımlarla camekânın önünden henüz ayrılmıştım. Karşıma, bir Yahudi vitrininde, teneke topuzlu bir çocuk karyolası çıktı. Bakıp düşündüm: Ya bunun içinde yatıp büyüyenler?. Karşı kaldırımdan bir bobstil geçiyordu!
******