Beş Hececiler

Yazar : Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Tuncer
İsbn : 9757395188
Yayın Tarihi : 1994
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 141
Ölçü : 16 x 23,5 cm
Yayınevi : Akademi Kitabevi
Bahsi Geçen : Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç

Milli Edebiyat akımı, aruz veznine karşı tavır almaya başlayınca, hece vezni ilgi görmeğe başlar. Böylece halka ve şairlere sıcak gelen "milli vezin"le halk şiiri yolunda denemeler yapılır. Mehmet Emin YURDAKUL, hece veznini bilinçli bir şekilde gündeme getirir. Onu, koşma ve nefesleriyle Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI izler. Bu halka Ziya GÖKALP'ın etkisiyle genişlemeye başlar. Başlangıçta aruzla şiir yazan şairler, heceye yönelirler. Heceye ve halka gitme eğilimi, Anadolu'nun güzelliklerine ve insanına açılır. Edebiyatımızda "Memleket edebiyatı çığırı" belirir. Yüreklerinin başlarını kır çiçekleriyle bezeyen şairler, sade bir dille halkın özüne ve sözüne kulak verirler. Böylece hece vezninden yola çıkan bu girişim, yerli yaşantılarla kucaklaşır, güzelleşir. Yüceleşir ve ölümsüzleşir. Edebiyatımızda I914 yılından sonra, Milli Edebiyat'ın görüş ve düşünceleri doğrultusunda şiirler yazan bir topluluk oluşur. Orhan Seyfi ORHON, Enis Behiç KORYÜREK, Halit Fahri OZANSOY, Yusuf Ziya ORTAÇ ve Faruk Nafiz ÇAMLIBEL'den oluşan bu topluluğa "BEŞ HECECİLER" adı verilir. Bunların amaçları ve çalışmaları, kitabımızın ilk bölümünde ayrıntılı olarak ortaya konulmaktadır. Bilindiği üzere, "Beş Hececiler" Milli Edebiyat hareketinin bir uzantısıdır. Tesirleri Cumhuriyet dönemi şairlerinde görülmeğe başlar. Amacımız, edebiyatımızın bir döneminde seçkin bir yere sahip olan "Beş Hececileri" bir bütün halinde sizlere sunabilmektedir. Bu çalışmada, Hecenin beş şairi doğum tarihlerine göre ele alınmıştır. Şairlerin hayatları, edebi şahsiyetleri, eserleri üzerinde durulmuş ve şairleri her yönüyle tanıtıcı seçme metinlere yer verilmiştir. Her bölümün sonuna, "kaynakça" konulmuştur. Bu çalışma, her kesime hitap etmekle birlikte, özellikle orta ve yükseköğrenim seviyesindeki gençlere daha yararlı olacak ana kaynak konumundadır. Bu yolda amacımıza ulaşmış olursak, yorgunluğumuzu unutacak ve mutlu olacağız... İZMİR, Nisan 1994.
******