Bergson

Yazar : Nurettin Topçu
Yayın Tarihi : Mayıs, 1968
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 116
Ölçü : 14 x 20 cm
Yayınevi : Hareket Yayınları

PARİS'te 1859 yılında doğan Henri Bergson, İngiltere'den gelip Fransa'ya yerleşen bir Yahudi ailesinin çocuğudur. Orta öğrenimini Condorcet lisesinde yaptıktan sonra 1877 yılında açılan bir retorik müsabakasında matematik mükâfatını kazandı. Lakin sonra matematiği yorucu bularak felsefe ile uğraşmaya başladı. Paris'te Ecole normale superieure (yüksek öğretmen okulu) imtihanını kazanarak felsefe tahsiline devam etti. Leon Olle Laprune gibi Katolik felsefesinin bir büyük üstadı ile Emile Boutroux gibi ince bir tahlilci zekâ, hocaları oldular. Kuvvetle vakıf olduğu İngilizcesi ile Stuart'ın ve Herbert Spencer'in eserlerini dikkatle okudu. Spencer'in evrimciliğini benimsedi. Kendisinin kuracağı yaratıcı evrim felsefesinin hareket noktası, Spencer'in evrimciliği olacaktı. Tam manasıyla hâkim olduğu İngiliz felsefesi, onda tahlil ve tenkit yetilerini genişletti. Eflatun felsefesinin kuvvetle tesiri altında kaldı. Diğer taraftan tabiat ilimleri ile uğraştı. Biyoloji alanında derinliğine araştırmalar yaptı. Sırasıyla Angers de Paris'te Rollen kolejinde, Henri IV lisesinde, felsefe hocalığı yaptı. Daha sonra Ecole normale superieure'de derslerini verdi. 1914'de Fransız akademisine üye seçildi. Nihayet College de France'a profesör oldu. Birinci Cihan Savaşından sonra Cenevre'de kurulan Milletler Cemiyeti'nin ilmi işbirliği komisyonuna başkan seçildi. 1924'de ilerleyen romatizma ağrılarıyla sarsılan sağlık durumu dolayısıyla Paris civarındaki villasında inzivaya çekildi. Sekiz sene cemiyetle alakasını keserek inzivasında yaşadı. Evinden dışarı çıkmadı. 1932'de evinden ilk defa çıkarak College de France'da bazı dostlarını ziyaret etti. Aynı yılda, inzivasında hazırlamış olduğu "Ahlak ve dinin iki kaynağı" adlı kitabını çıkardı. Bu kitapta açık diye vasıflandırdığı insanlık din ve ahlakının kaynağı olarak mistisizm'i kabul ediyordu. Kendisi inzivada iken, her filozofun yaptığı gibi onun da sistemini ahlak felsefesi ile tamamlamasını bekleyenler sabırsızlanmışlardı…
******