Ben Kendim Osmanlı Ülkesine Son Seyahatler

Yazar : Aubrey Herbert
İsbn : 9759473054
Yayın Tarihi : Şubat, 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 272
Ölçü : 16 x 24 cm
Yayınevi : 21 Yüzyıl Yayınları

Bu kitap, esefle ifade edeyim, bencil bir amaçla yazıldı. Yatağa bağlanıp kalmıştım ve gözlerimi kullanamıyordum. Yapacak bir şey yoktu. Kendim için bir eğlence, beni ziyarete gelen arkadaşlarıma devamlı bir meşgale olması için bu kitabı dikte ettirdim. İçimde bulunduğum şartlar araştırma yapmayı, kaynakları karıştırmayı imkânsız kıldığından, yazdıklarım bir gezi rehberi olarak faydasızdır ve bir tarih kitabi olmak iddiasında da değildir. Bu kitap bazen olayların bir fotoğrafı, bazen de sisler arasından beliren hatıraların yağlıboya bir tablosudur. Bu büyük ve çok güzel topraklar bütün ilgi çekici şeyleri içinde saklar ve kaçınılmaz bir şekilde her gezgin için çeşitli maceralar sunar. Seyahat benim için her zaman zevk verici olmuştur, ancak gezilerim ve hatıralarımda yaşayan kişiler ne yazık ki her zaman hafızama düzgün bir şekilde yerleşmiş değiller. Genç bir adamın bir yerlere gidip kaderini orada araması gibi ben de Doğu'ya öyle gittim. Japonya benim ilk tayin yerimdi. Oradan hoşlandım, fakat ülkeme çok uz aktı. Japonya toplum hayatını yeniden düzenliyordu; Uzak Doğu'nun en büyük askeri ve sanayi gücü olmaya niyetlenmişti ve bu geçiş dönemi onu izlemek isteyenler için ilgi çekici olabilirdi. Ama bunlar Lord Lansdowne tarafından İngiliz-Japon Andlaşması imzalandığında artık geride kalmaya başlamıştı. Bu ilgi çekici ülkede bir İngiliz için önce Japonya konusunda bir öğrenci sonra da giderek bir Japon olmanın dışında devamlı yapılacak bir şey yoktu. Ülkemden üç günlük mesafede İstanbul'daki İngiltere Elçiliği'ne ataşe olarak atanmam teklif edilince memnuniyetle kabul ettim. Bu görevde Tiflis, Buhara, Semerkant, Yemen ve Arnavutluk gibi yerleri görebileceğimi ve kolayca Türkçe, Arnavutça, Yunanca ve Farsça öğrenebileceğimi ümit etmekteydim. Lisan öğrenmek hususundaki ümitlerimin acınacak bir şekilde suya düşmesine rağmen o günden bugüne önümde kapanmayan bir kapı, bir pencere açıldı. Parlamento üyeleri bazen seçmenlerinin tartı bir güvenine mazhar olduklarını sanırlar; bu boşuna bir övünmedir.
******