Belgelerle Türk Ezcalığı II 1840-1948 Reçeteler

Yazar : Gülnur-Mert Sandalcı
İsbn : 9757694061
Yayın Tarihi : Aralık, 1998
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 271
Ölçü : 21,5 x 30,5 cm
Yayınevi : Dr. Nejat Eczacıbaşı Vakfı

Hekimlerin hastaya uygun bulduğu ilacın eczahaneden alınabilmesi için, adını ya da formülünü ve nasıl kullanılacağını üzerine yazdıkları kâğıtlar, yani reçeteler, efemeral, başka bir deyişle kısa ömürlü, "fani" malzemelerdir. Ama saklanıp korundukları zaman, öncelikle yazan doktor, sonra da yapan eczacı ve yapıldığı eczahaneyle ilgili bulunmaz bilgiler içeren çok değerli birer belge olup çıkarlar. Reçeteler, üzerlerinde yer alan majistral formüller ve müstahzar ilaçlarla, dünya tıbbı ve eczacılığının eriştiği düzey; yazıldıkları ülkedeki doktor ve eczacıların bu düzeye ne denli yaklaştıkları konusunda fikir vermeleri açısından da önemli birer belge niteliği taşırlar. Çoğu dünyanın farklı bölgelerinden getirtilen ilaç hammaddelerinin ülke genelinde bulunabilirliği ise, reçeteyi, yapıldığı tarihte o ülkenin milli gelir düzeyinden toplumun gelişmişlik düzeyine, ithalat rejiminden ulaşımına kadar çeşitli ekonomik konularda bilgi veren el değmemiş bir hazineye dönüştürür. Bunun yanı sıra, kimi kez üzerlerinde yer aldığını gördüğümüz ilaç hammadde giderleri ve eczacılık hizmetlerinin tutarından oluşan reçete maliyetleri, bireylerin alım güçleri ile sağlık harcamaları arasındaki ilişki konusunda araştırma yapacak olanlar için eşsiz kaynaklardır. Doktorların Batılı anlamda reçete yazmaya, eczahanelerin Batılı anlamda çalışmaya başladıkları on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren sürekli toprak kaybeden, Birinci Dünya Savaşını ve izleyen yıllarda Kurtuluş Savaşı'nı yaşayan, İkinci Dünya Savaşı'nın soluğunu ensesinde duyan Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti'nde, halk, çok zor yıllar yaşamıştır. Araştırmacı gözüyle bakıldığında, reçeteler, o yıllarda bu insanların sağlık sorunlarını nasıl çözdükleri ve bütün bu olayların ülkedeki sağlık hizmetlerine nasıl yansıdığı konusunda bizleri bilgilendiren gerçek belgeler olarak karşımıza çıkarlar. Reçeteler, üzerlerine düşen görevi tamamladıkları andan başlayarak en çabuk yok edilen kâğıtlardır. Yıllarca saklanan, birçok kez yaptırtılan reçeteler bile hastanın ölümünden sonra hiçbir anlamı kalmadığından yok edilmiştir...
******