Batış Yılları

Yazar : Falih Rıfkı Atay
Yayın Tarihi : 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 156
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Bateş

Rahmetli Hüseyin Cahit Yalçın bana: - Eski resimlerimi saklamam. Her sabah aynaya baktığım zaman ne isem oyum demişti. Benim için de eski resimleri ortadan kaldırmak günleri geldi... "Tanin" deki arkadaşlarla birlikte çektirdiğimiz fotoğraf da 20 kişiyiz. Üçü sağ, on yedisi ölü. Son halife Abdülmecid henüz şehzade iken devrin edebiyatçıları ile bir çağrısına gitmiştik. Fotoğrafa bakıyorum, kırk sekiz kişiyiz. İki sağ kırk altı ölü... Ve hepsinin henüz sesleri bile kulağımda, bakışlarının ışığı gözlerimin içinde... Sanki daha dün bir uçak kazasında arta kalmışım. Çankaya sofralarında bile kaç kişi yaşıyoruz? Atatürk'ün yirmi beşinci ölüm yılı gelmek üzere. Hayali, elimi uzatsam tutacakmışım kadar yakın... Yaşlandıkça yıllara, çocukluk günlerinin kısalığı geliyor. Ömür otuz yıllık bir yokuş, yirmi yıl süren bir düzlük, sonrası dikliği gittikçe artan bir iniş! Tartışmalarının sıcaklığı bile henüz içimde duran bir toplantıdaki dostlarımın çok defa, dörtte üçü ahrette. Kendi kendime, artık yalnız geleceğe dönsem, ben yaşarken ölmeyecek olanlarla tanışıklığı artırsam, eskiyi ne ansam ne anlatsam, resimleri gözümün önünden kaldırsam, gibi düşüncelere kapılıyorum. Ama bizlerle buluşan gençlerde de, arkeolog gibi, kırk elli yılımızın ötesinde deşmeler ve araştırmalar yapmak merakı var. "Batış Yılları" onların bu merakı yüzünden meydana geldi... Biz Osmanlı İmparatorluğunun son çocuklarıyız. Biraz büyüyüp kendimize geldiğimiz zaman memleket sınırlarının bir ucu Adriyatik, bir ucu Fars körfezi kıyılarında idi. Rüşdiye mektebinde okuduğumuz coğrafya kitabına göre ülkemiz daha da büyüktü. Mısır ve Sudan, Bulgaristan prensliği, Bosna ve Hersek sınırlarımız içinde idi. Henüz Tunalar, Niller ve Fıratlar Türkiye'si idik.
******