Barış Elçisi Dikerdem

Yazar : Süleyman Coşkun, Levend Yılmaz
Yayın Tarihi : Ekim, 1994
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 144
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : Cem Yayınevi
Bahsi Geçen : Mahmut Dikerdem

Ülkeler, hele bizim gibi düşünmeyi, üretmeyi pek de fazla sevmeyen ülkeler değerli insanları zor yetiştiriyorlar. Mahmut Dikerdem ülkemizin bu zor yetişen değerli insanlarından biriydi... Kendisini zora sokmaya, kişisel açıdan hiç de gereksinimi yoktu. Genç yaşta Büyükelçi olmuştu. Bir eli yağda, bir eli balda yaşamak için her türlü koşula sahipti. Oysa o farklı yaşamayı yeğledi. Ülkesine, ülkesinin insanına, hatta tüm dünya insanına hizmet etmenin kişisel mutluluğundan önde gelmesi gerektiğini düşündü. Diplomatlık mesleğini, bulunduğu ülkenin insanı ile kendi ülkesinin insanının dostluğuna, kardeşliğine uzanan bir yol olması için kullanmaya kalkışınca "kötü kişi" oldu. Emperyalistlerin çıkarları ve o çıkarların uzantısı ülke yönetiminin politikaları ile ters düştü. Umursamadı. O, doğruyu yapmıştı. Mesleği açısından "çok genç" sayılabilecek yaşta emekli oldu. Ama bir köşeye çekilmek yerine anılarını kitaplaştırdı. Zaten kaleme kâğıda, yazmaya merakı çok daha önceki yıllardan beri sürmekteydi. Ülke yazınının bel kemiklerinden biriydi Dikerdem... Bununla da yetinmedi. Türkiye'de Barış Derneği'nin kuruluşu sırasında tüm engelleri, hatta çok yakınlarının engellerini aştı. Derneğin Genel Başkanı oldu. Dünya Barış Hareketi içinde hak ettiği yere kısa süre içinde geldi. Dünya Barış konseyi Başkan Yardımcıları arasında yer aldı. Çünkü "Barış" O'nun yaşam tarzıydı. 12 Eylül'ün insana düşman, düşünmeye düşman yönetimi "Ülkemizin en büyük değerlerinden birini" Mahmut Dikerdem'i ölümcül hastalığına bile boş vererek hapislere attı. Dikerdem istese, birazcık geri adım atacak gibi olsa, ödüllendirilirdi. Böyle bir seçeneği aklından bile geçirmedi. O, ne düşünüyorsa, neyi doğru buluyorsa öyle yaşamalıydı. Yaşadı da. Dikerdem biz Barışçıların sadece "Başkan"ı değil, aynı zamanda "Lideri"ydi de... O, sadece oyla gelinen yere sığmayacak kadar büyüktü. Artık o yok. Çok sevdiği İstanbul'un topraklarında yatıyor.
******