Balık Ağalara Takıldı

Yazar : Kadir Can
İsbn : 9786058826922
Yayın Tarihi : 2013
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 287
Ölçü : 22,5 x 22,5 cm
Yayınevi : Ekin Grubu

Balıkçılık
Balık denince akla ilk gelen yer Karadeniz olsa da Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul hemen her konuda olduğu gibi balıkçılıkta da merkezi noktadır. Lüfer, palamut gibi ekonomik değeri yüksek gezginci balık türleri periyodik seyirleri sırasında üremek için Karadeniz’e gidiş dönüşlerinde Boğaz’dan geçer. Su ürünleri halindeki açık artıma usulü satışlarda belirlenen fiyatların diğer illere yansıması, İstanbul’un önemini pekiştirmektedir. Boğaz’daki Beykoz ve Sarıyer ilçelerinin yanı sıra Karadeniz sahilindeki Şile, yoğun bir balıkçı nüfusuna sahiptir. Rumeli Kavağı, Rumeli Feneri, Anadolu Feneri, Garipçe ve Poyrazköy tipik birer balıkçı köyü niteliğini taşır. Kadıköy’den Tuzla’ya, Kumkapı’dan Silivri’ye kadar onlarca barınakla; Haliç, Adalar, Menekşe, Riva dereleriyle Boğaz’daki irili ufaklı koylar büyük ve küçük balıkçıların üssü konumundadır. İstanbul Boğazı ile Marmara Denizi ilkel balıkçılığın yapıldığı 40 yıl öncesine kadar doğal bir akvaryum niteliği taşıyor; lüfer, palamut, uskumru, kolyoz, kılıç, orkinos, karagöz, işkina, levrek, minekop, alyanak, sinağrit, mercan, tekir, kefal, barbunya, dil ve pisi gibi cins cins balıklar, ıstakozlar ve karides gibi deniz canlıları buraya renk katıyordu. Balıkçılık o yıllarda ağırlıklı olarak kıyılardaki dalyanlarda, voli yerlerinde çekilen ığnp, manyat ve tarlakozlarla, küçük çaplı gırgır ve alamanalarla yapılmaktaydı. Alamanacılıkta çevrilen balık sürüsü, iplere bağlı ve “Malya” adı verilen beyaz taşlann denize atılıp çekilmesiyle ürkütülüyor; bir kısmı ağlara takılırken diğerleri açık olan alt taraftan kaçıp gidiyordu. Alamananın gelişmiş bir modeli olan gırgırda ağın alt tarafı da kapatılır ve balıkların kaçışı asgariye indirilir. Gırgır sistemi gelişerek günümüzün vazgeçilmezi olurken, diğer avlanma yöntemleri gözden düştü. Pamuk ipliğinden yapılmış ağlarla, gündüz balıkların kuyruk suyunun deniz üzerindeki izlerine; geceleri ise yakamozlarına bakarak ilkel usullerle avlanan balıkçılar 1971 yılında yürürlüğe giren 1380 sayılı su ürünleri sirkülerinin sağladığı imkanlarla modernize olmaya başlayıp, çağ atladılar.
******Kadir Can

Oktay Aras Kitaplığındaki Kadir Can Kitapları (1)