Baki Kalan Bu Kubbede...

Yazar : Sermet Sami Uysal
İsbn : 9756491639
Yayın Tarihi : Kasım, 2005
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 503
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : L&M Yayınları

Her gönül bir şarkı söyler "Şarkılarımız, bizim romanlarımızdır' diyen Ahmet Hamdi Tanpınar, şarkılarımızın (ve hatta türkülerimizin) yaşantımızdaki çok önemli yerini; en kısa, en özlü yoldan belirtmiştir... Gerçekten de Türk halkı, yüzyıllardır, her türlü duygu ve düşüncesini; en çok da sevgisini/hasretini ve çeşitli dertlerini hep şarkılar -ve de türküler- aracılığı ile dile getirmiştir. Bu yüzden de her gönlün, zamanı gelince söyleyeceği ya da söylendiğinde kendisiyle özdeşleştireceği en az bir şarkısı vardır... Ve şarkıların da özünde "aşk" başköşede yer tutar... "İlimsiz şiir olmaz, olursa sağlam olmaz, temelsiz duvara benzer" diyen Divan Edebiyatımızın en yanık içli şairi Fuzuli bile, daha sonraları aşk ateşiyle yanınca; "aşk"ın karşısında "ilm"in hiçliğini ve âlemde en önemli şeyin yalnızca "aşk" olduğunu şöyle dile getirir: "Aşk imiş her ne var âlemde, İlim bir kıyl ü kal imiş ancak" Voltaire ise: "Dünyada aşkın, âşıkları şair yapmadığı hiçbir yer yoktur" diyerek (bestelendiğinde "şarkı" olan) şiirin kaynağında aşkın yattığını belirtir. Belki de bu yüzden şiirlerimizde/şarkılarımızda en çok "aşk" dile getirilir. Ve hele aşkın tuzu biberi olan, hatta aşk ateşinin gönüllerde yelpazelenerek daha da güçlenmesine yol açan "hasret"i dillendiren şarkılarımız (ve de türkülerimiz) yüzyıllardır Türk halkının en içli duygularını, gönül sızılarını nağme nağme duyuran ve gözlerimizin önünde nice anılarımızı, derin bir iç burukluğuyla canlandıran sihirli bir güce sahiptir. Şarkılarımız, aynı zamanda toplumumuzu "vatan" ve "millet" duygularıyla birleştirip bütünleştirir. Şarkılarımız daha açık anlatımıyla bizim "öz musikimiz", aynı zamanda toplumumuzu, çok derin bir duygu birlikteliği içinde tutan; "vatan" ve "millet"le birleştirip bütünleştiren sihirli bir güce de sahiptir. Edebiyatımızda bunu ilk sezen şair, Yahya Kemal olmuştur. Şiirlerinde, musikimizin "vatan" ve "millet"le nasıl bütünleştiğini sık sık vurgular. Nitekim "Eski Musiki" sinde: Şarkılarında "vatan"la "musiki"yi kaynaştırdıklarını, "Vatan nasıl karışır musikiyle göstermiş" diyerek belirtir...
******