Bahriye'de Yapışan Islahat Hareketleri ve Bahriye Nezaretinin Kuruluşu (1789-1867)

Yazar : Ali İhsan Gencer
İsbn : 9751614082
Yayın Tarihi : 2001
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 379
Ölçü : 16,5 x 23,5 cm
Yayınevi : Türk Tarih Kurumu

Tarihin hemen her döneminde denizler, birleştirici özelliklerinden dolayı medeniyetleri birbirlerine yaklaştıran, kültür alışverişini sağlayan, sosyal, ekonomik ve teknik alanlarda meydana gelen gelişmeleri yaygınlaştıran, devletlerarası siyasi ilişkileri düzenleyen önemli bir unsur olmuşlardır. Zira denizler, insan topluluklarının müşterek yurdu olan toprakları saran ve kara yollarının bittiği yerlerde, birleştirici özelliklerini açıkça ortaya koyan birinci derecede mühim yollardır. Şu halde denizler, kara ticaret merkezlerinin ve dolayısıyla kara ticaret yollarının bittiği yerler değil, başladığı yerlerdir. İşte denizlerin bu özelliklerini bilen ve onu değerlendiren devletler, daima, bir cihan devleti olma yolunda önemli avantajlar sağlamışlar ve kurdukları devletler de daha uzun ömürlü olmuştur. Bunun aksine olarak, denizleri ayırıcı bir unsur olarak gören ve devlet politikalarını da buna göre ayarlayan devletler, ne yazık ki, bu politikalarının bedelini çok ağır ödemişler ve hiç bir zaman uzun ömürlü olamamışlardır. Denizlerin bu özellikleri, eski çağlardan itibaren devletlerarası ilişkilerdeki mücadelenin en önemli kaynaklarından biri olmuştur. Eski ve Orta çağlarda kurulan ve tarihte unutulmaz roller oynayan, Avrupa ile Asya kıtaları arasındaki ticaret yollarını ellerinde tutarak, ticarete büyük önem veren Türk Devletleri'nin hemen hemen hepsi, denizci devlet olamamışlardır. Türklerin denizlere yönelik devlet politikası gütmeğe başlamaları, Anadolu'nun 1071 Malazgirt Zaferinden sonra kesin olarak Türk Yurdu olmağa başlaması iledir. Esasında, denizci devlet olmayı veya olabilmeyi sağlayan en önemli faktör coğrafi konumdur. Anadolu ise, tarih boyunca, üzerinde kurulan çeşitli medeniyetlere denizci devlet olma imkânı sağlayan mühim bir kara parçası olmuştur. Fakat şurasını belirtmek gerekir ki, Anadolu'nun stratejik durumunu en iyi değerlendiren millet hiç şüphesiz Türkler olmuşlardır. Anadolu'da, Türk denizciliğinin temelleri, daha XI. yüzyıl sonlarında İzmir ve havalisinde atılmıştır. Türklerin büyük deniz imparatorluğu haline gelmesi ise Osmanlı devleti dönemine tesadüf etmektedir.
******