Atatürk Atatürkçülük

Yazar : Tahsin Yücel
İsbn : 975634217x
Yayın Tarihi : Mayıs, 2005
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 188
Ölçü : 16,5 x 24 cm
Yayınevi : Toroslu Kitaplığı

1800 yılından beri, bizim toplumumuzda bir aksaklık olduğunu söyleyenler, düzeltmelere, iyileştirmelere girişmiş olanlar vardır. Üçüncü Selim bir düzeltmecidir. İkinci Mahmut bir düzeltmecidir. Meşrutiyet bir düzeltme devinmesi idi, gerçekten birer devrim değildi. Birtakım yasalar düzeltilecek, ancak kafaya, düşüncelerin, inanların kaynağına dokunulmayacak. Birtakım şeyler öğrenilecek, birtakım yenilikler alınacak, bunlar eskiye aşılanacak, katılacak, böylece eski canlanacak da sürüp gidecek Atatürk'ten önce gelmiş yöneticilerin düşünebildikleri, yapabildikleri yalnız budur. Bu topluma düzeltmelerin yetmeyeceğini, kökten bir değişme, bir devrim gerektiğini ilk kavrayan Atatürk'tür. Bu topluma kökten bir değişme, bir devrim gerektiğini yöneticiler arasında kavrayan yoktu da aydınlar, düşünürler, bilginler arasında var mıydı? Atatürk'ün yaptıklarını eskiden de birer birer istemiş yazarlarımızı gösterebiliriz. Abdullah Cevdet, Hüseyin Cahit Yalçın, Ziya Gökalp, daha niceleri... Ancak bunların hepsi de birer birer istemişlerdir. Onlar da devrimin özünü, kafanın değişmesini, yapılanların topunu istemeyi düşünmemişler ya da istemekten, açıkça söylemekten çekinmişlerdir. Bunun ikisi de bir kapıya çıkar. Bunun içindir ki bugün de yine Atatürk Devrimleri diyoruz, parça parça düşündüğümüz için, belki de ta içimizde düzeltmecilikle devrimciliği birbirinden ayıramadığımız için. Atatürk Devrimleri yoktur; tek, bö1ünmez bir Atatürk Devrimi vardır, bir bütündür o. Bizim Devrimler dediklerimizin hepsi de bir kafa işine, toplumun kafasının, düşünüşünün değişmesi işine bağlıdır. Atatürk'ten önce devrimi istiyor muyduk? İsteyenler vardı belki, ancak erişilemez bir ülkeye gitmek gibi... En iyilerimiz: "Ah! Olsa, olsa ya, olmaz ki!" diyorlardı. Atatürk "Olabilir, olur!" demiş olan kişidir. Birçoklarımızın birer düş diye gönüllerinden geçirdiklerini bir araya toplayıp gerçekleştirmiş olan kişidir. Büyük kişinin niteliği de budur işte. NURULLAH ATAÇ
******