Arabacı Öyküler

Yazar : Kemal Tahir
İsbn : 975418819x
Yayın Tarihi : Nisan, 2004
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 170
Ölçü : 11 x 16 cm
Yayınevi : Adam Yayınları

Bekir ağacın gölgesinde durup ceplerini acele acele karıştırdı. - Al işte anahtarı... Evden gizlice aldım. Kilidi açar girersin. Sultan cevap vermeden yürüyünce, arkasından yavaşça seslendi: - Anahtarı aman iyi sakla... Aman kaybolmasın. Sultan'ın entarisi kıvır kıvır dalgalanıyordu. Kısacık fermenesinin kolları, kırmızı kaytanla işlenmişti. Sırtında saç örgüleri sarı sarı parlamaktaydı. Ayakları çıplaktı. Kilitle biraz uğraştıktan sonra, samanlığa girer girmez Bekir koştu. Aralık kapıdan nefes nefese geçti. Kanadı hızla çekip gözlerini alıştırmak için bir müddet öylece durdu. İçerisi sıcak ve loştu. Kuru ot ve saman kokuyordu. Sultan kuşağını çözmüş, fermenesini çıkarmıştı. Bekir çıplak ayaklarıyla samanları savurarak, yaklaştı. Kasketini bir kenara fırlatarak soyunmaya başladı. - Kilidi kolay açtın mı Sultan? -Açtım. - Anahtarı kaybedersin. Yerine koyulacak tekrar. - Burada anahtar. Bekir gömleğini çıkarmak için başına toplamıştı. - Sultan? - Buyur. - İyi oldu, ne dersin? Ötekilerle beraber olmuyordu. Tadı çıkmıyordu. - Biri gelirse? - Bu vakit kim gelir? Lafa bak... - Seni bir gören olmadı mı? Çavuş'un Sıtkı mutlaka gözlemiştir, öyle ya... - Sıtkı ne arasın... Sen içeri girince bir koştum, rüzgâr gibi... Sultan çömelerek entarisini çıkarmış, samanlara uzanmıştı. Bekir pamuklu bezden yapılma beyaz şalvarından kurtulmak için tepindi. Samanlardan kalkan toz gözlerini yakıyordu. Nihayet o da Sultan'ın yanına yattı : - Konuşsana Sultan! Sultan sesini çıkarmadı. Loşlukta yeşil gözleri parlıyordu. - Haydi konuş! Bak, sana çerçiden beşibirlik alırım, boncuk alırım. Kuru üzüm, leblebi alırım. Bekir, yanağını öpmek üzere uzanınca Sultan başını geri çekti...
******