Anayasa Hukuku Ders Notları 1979-1980 Ders Yılı

Yazar : Prof. Dr. Mümtaz Soysal
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 127
Ölçü : 20 x 30 cm
Yayınevi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi


Kelime yapısından gidilirse "anayasa” sözünün anlamı oldukça açık: ölür. Yasalardan daha temelli, daha.geniş kapsamlı, sanki onları doğuUran* onlara dayanak olan bir yasa. Osmanlıcanın "temel ’yasa” anlamına gelen "kanun-u esasi” sözü de bu özelliği belirtiyordu. ,
Anayasa herşeydea örıce bir devletin temel kuruluşunu, örgütlenişini ve işleyişini düzenleyen.kuralları gösterir. Onun içindir ki Anadolu İhtilâliyle kurulan yeni Türk Devletinin 20 Ocak 1921 ve 20 Nisan 1924 tarihli ariayasalarına; da "temel örgütleniş yasası” anlamına "Teşkilât-ı Esasiye Kanunu" adı verilmişti.
"Anayasa" sözü* özellikle batı toplumlarmda, tarihsel gelişmelerden dolaya, duygusal, nerdeyse "kutsal" bir anlam da kazanmış. Türkiye’de de yavaş yavaş bu durum beliriyor. Anayasalar, politik çekişmelerle elde edilmiş hakların,,kazanılmış özgürlüklerin bir çeşit güvenç belgesi sayılıyor. Bir bakıma. Ondukuzuncu Yüzyılın en belirli özelliklerinden biri de, "anayasacılık hareketleri" denen ve devletin yönetim düzenini, vatandaşların haklarını ve özgürlüklerini yargisal bir zemine dayandırmak amacını güden çabaların o yüzyılda yoğunlaşmasıdır. Osmanlı İmparatorluğunda da "Kanuncu Esasî',:nin ilân edilmesi, "leşruti"* yâni "şart"a bağlanmış, -bazı koşullarla sınırlandırılmış yönetim döneminin, "Meşrutiyet"in başlangıcıdır.. "Kanun-u Esâsi"nin gelmesi, özgürlüğün, zamanki deyimiyle "hürniyet"in gelmesi sayılıyor çok kimsece, özellikle ikinci Meşrutiyet döneminde "özgrülük" ve "anayasa" kavramları arasındaki bağlan; çok açık..
******