Ali Nizami Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği

Yazar : Abdülhak Şinasi Hisar
İsbn : 9750810147
Yayın Tarihi : Kasım, 2005
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 68
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Yky

Benim çocukluğumda İstanbul'un zaten nispeten serbest yerlerinden biri olan Büyükada'nın Nizam Caddesi de en şık ve en alafranga semti sayılırdı. Bu yol üstünde, sahiplerinin isimleri o devirde ağızlardan düşmeyen ve gazetelerden eksik olmayan yerli ve yabancı birçok zenginlerin küçük, büyük bahçeler içinde ve birbirinden daha süslü, daha gösterişli köşkleri sıralanırdı. Öyle ki, bunların önünden geçerken cadde sanki gittikçe hem daha nazlı, hem daha rahat bir kıvama erişirdi. Günlerimizin keyfine göre, bu köşkler ya kuyumcu dükkânlarında yan yana sıralanmış mücevherat mahfazalarına benzer, ya mükâfat günlerinde dağıtılan ciltleri ve kâğıtları yaldızlı kitaplara benzer yahut da kazandıkları bu mükâfatların şaşaası içinde memnunlukla tebessüm eden ve atilerine emniyetle bakan çocukların bizzat kendilerine benzerdi. Öyle ki, biz şehrimizin bu meşhurlarının evleri önünden geçerken -Hollywood'daki sinema yıldızlarına, ait villaların önünden geçen sinema sevdalılarının belki şimdi duyacakları bir hisle- gönlümüz ta o zaman dolmuş olurdu. Caddenin sağında ve solunda sıralanmış hepsi canlı ve hepsi birer şahsiyet sahibi gözüken bu köşklerden çoğunun kimlere ait olduğunu bilirdik. İşte, Naki Paşa biraderi Adem Beyin -sonra bir otel olan- köşkü. Elhamra sarayını taklit eden ve kışın soğuğunda üşümesin diye üstüne muşambadan bir kılıf geçirilen köşk, Mösyö Rallys'ninki. Bir ucunda güya gazeteci gözüyle afakı seyredebilmesi için yapılmış bir kulesi bulunan, yarısı Fransızca, yarısı İngilizce olarak çıkan gündelik Levant Herald gazetesi sahibi Doktor Mizzi'ninki. Önünde bir peri masalından çıkıp gelecek sevdalıyı bekler gibi duran bitmez tükenmez bir merdiven bulunan, Altıncı Daire-i Belediye Müdürü Blacque Beyinki. Bahçe içinde, sahile yakın bir noktada saklanarak bu yola küskünmüş gibi, ancak denize bakan ve yoldan ancak kulelerinin kırmızı damları görünen, Tophane-i Amire Müşiri Zeki Paşanınki. Dört bir yanından havaya yükselen dört kulesiyle güya üstüne takılacak cibinliği bekler bir karyolayı andıran, İdare-i Mahsusa Müdürü John Paşanınki...
******